Karanlığın tonları olurdu. Renkleri, değişkenleri, yalancıları, yanıltıcıları...
İnanırdım ki her karanlık sönebilirdi.
Gece çökerse gün beklenir, demekti. Karanlığı da ancak aydınlıklar boğabilirdi.
Gün,bir karanlığa ömür biçebilir miydi? Kaç yerinden? Yoksa bazı karanlıklar, aydınlıktan değil, kabullenilişten mi ölürdü?