İnsanoğlu şükür ile isyan çizgisi arasında, durduğu yere göre hâlini ve konumunu belirler. Mutluluğun veya mutsuzluğun kapılarını aralar. Bu çizgide kendi varlığının "anlam" ve "önemini" kavrayabilmiş olanlar, bir nevi mutluluğun kapısı olan şükür makamına ulaşanlardır. Elindeki kıymetin farkında olan, daha hayırlısını talep etme konusunda azimli ve kararlı olan, fakat çevresine bakıp kendi hâliyle diğerlerinin hâlini sorgulama noktasında gönlü sükût ehli olanlar şükür makamını idrak edenlerdir. Gönlün, kıyaslamalara karşı sükût ehli olması gerekir. Zira insan aceleci olduğu için bakışları her zaman olayların ve olanların ardındaki hikmetleri göremeyebilir.