Adalet ve zulüm arasındaki bu zıtlık, Kur'ân'ın talimiyle dikey ve yatay iki veçhesiyle de çıkar karşımıza. Adalet, hakkı sahibine vermek ise, âlemler Rabbi karşısında da adil olmalıdır insan. Rab O ise, O'ndan başkasına kul olmamalı; yanlız ve ancak O'na ibadet etmelidir. Fakihlerin adalet ile ibadeti eşleştirmeleri, buna karşılık 'ibadet'in zıddını 'zulüm' olarak işaretlemeleri, işte bu sebeptendir.