Bir ufuk gözlerimizi kamaştırabilmeli; insan olmanın anlamına dair bir soru bir ruhtan diğerine misafir gidebilmeli. Malayani olanın değil de ruhu daha yukarılara çıkaracak bir bilincin kanatlarına tutunarak, hayatlarımızın ve ölümlerimizin boşuna olmadığının bilgisiyle birbirimize uğramalıyız. Bu dünyada misafiriz; evlerimizde ve bedenlerimizde misafiriz.
Geçmişle geçecek arasında durup geniş zamanları arzulayarak, ayaklarını yere sağlam basarak her şeyin ruhuna vaktinde dokunmanın tarifsiz mutluluğuna şahit olmak gerek.
Adına "bengü taş dediği taşlar üzerine, "Öd Tengri yaşar. Kişi oglı kop ölgelitörümiş" (Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek üzere türemiş.) diye yazan ve sizin çok sevdiğiniz Bilge Kağan ne doğru söylemiş. Gelimli gidimli dünyada gelmek ve gitmek arasındaki zaman bir aldanış olmalı veya bir vehim...