Fatih Süleyman Solak

Fatih Süleyman Solak
@Solomonss
... Ama bazı deneyimler ve imalar vardır ki, insanın iyileşmesine izin verecek denli derinden yaralar ve geriye sadece ilk dehşeti çağıran, büyüyen bir hassasiyat bırakırlar.
İthaki·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·132 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 00:00
·
2020 57. kitabı
H. P. Lovecraft
6.8/10 · 2.680 okunma
... Kumarbazlar insanın bir gün boyunca elinden iskambil kâğıtlarını bırakmadan, hatta sağına soluna bile bakmadan bir sandalyede oturabileceğini gayet iyi bilir.
Sayfa 123 - İş Bankası·Kitabı okudu
... Mesela onu deli gibi sevdiğimi biliyor, hatta ona tutkumdan bahsetmeme de izin veriyor... Elbette ona olan sevgimden serbestçe ve kendime hiçbir sansür uygulamadan bahsetmeme izin vermesinin sebebi beni ne kadar küçümsediğini göstermekten başka bir şey değil. "Bana karşı hissettiklerini öylesine umursamıyorum ki, ne söylediğin, ne hissettiğin hiç önemli değil," der gibiydi. Öteden beri özel işlerini anlatırdı bana, ama asla tamamıyla anlatmazdı. Üstelik beni küçümsemesinin bazı zariflikleri de vardı: Mesela yaşamında cereyan eden bazı olaylardan veya onu kaygılandıran bir şeyden haberim olduğunu bilir, hatta amacına ulaşmak için beni köle veya emir kulu olarak kullanma ihtiyacı duyarsa bu olayları kendisi anlatırdı, fakat sadece bir emir kulunun bilmesi gerektiği kadarını elbette; şayet olayların bütün ayrıntılarını henüz öğrenememişsem, onun acı ve kaygıları yüzünden huzursuz olup endişelendiğimi görse bile dostça bir açık sözlülükle beni rahatlatmaya kalkışmazdı asla. Bana sık sık zahmetli, hatta tehlikeli görevler yüklüyorsa, açık sözlü davranması gerekiyordu bence. Benim duygularım da, onun kaygıları ve başarısızlıkları yüzünden belki ondan üç kat fazla acı çekmem de umursamaya değmezdi ya!
Sayfa 21 - İş Bankası·Kitabı okudu
... İki tür kumar vardır: Centilmen kumarıyla, ayaktakımının kaba, hırs dolu kumarı. Buradaki fark keskin bir çizgiyle belirlenir ve... aslında ne iğrençtir o fark! Mesela bir centilmen beş veya on louis altını yatırabilir, nadiren fazlasını da koyabilir ortaya, çok zenginse bin frank koyduğu da olur, fakat sırf kumar için, sırf kendi keyfi için, kazanma veya kaybetme sürecini takip etmek için; kazanmakla hiç ilgisi yoktur. Kazanırsa gürültülü kahkahalar atmaya, çevresindekilere görüşlerini belirtmeye başlayabilir, kazancının iki katını masaya sürerek yeniden oynayabilir, fakat bunu sırf meraktan, şansını denemek için yapar, ayaktakımına has bayağı bir kazanma isteğiyle değil. Kısacası tüm oyun masalarına, rulete, trente et quarante'a sırf onun keyfi için uydurulmuş eğlenceler gözüyle bakmalıdır. Kazancı da, bankonun tertiplediği tuzakları da hiç düşünmemelidir. Diğer tüm kumarbazları, bir gulden için içleri pırpır eden tüm o ciğeri beş para etmezleri de sırf meraktan veya eğlence için oynayan, en az kendisi kadar zengin birer centilmen olarak görseydi hiç fena olmazdı. Gerçeklerden bu kadar bihaber olmak ve insanları bu kadar masum görmek elbette son derece soylu bir tavır olurdu. ...
Sayfa 15 - İş Bankası·Kitabı okudu