İnsanın, ölümlü olduğunu fark ettiği anda sevdiğine, en ufak hücresine kadar bağlanması. Sıcaklık, şefkat arayarak. Ne de olsa ölümlü bir çağda yaşıyorlar değil mi?
Gözler, günün saatine, odadaki ışığa göre değişebilir. Oysa insanın ağzı kendine olan güvenini ya da güvensizliğini, kısacası, kişiliğiyle ilgili pek çok ayrıntıy ele verir. Kip'e göre insan yüzünün en çok açık veren organı ağızdır. İnsanın ağzına bakarak kıskançlıktan şekilden şekle girişini ya da sevecenlikle yumuşadığını görmek çok güç değildir. Ama gözler, dışarıdan gelen en ufak bir ışık yansımasıyla kısılır, küçülür, donuklaşabilir, içlerindeki anlamı gizleyebilir.