·
Okunma
·
Beğeni
·
2.235
Gösterim
Adı:
İngiliz Casus
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755107509
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahu Antmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
İngiliz Hasta
İngiliz Casus
İngilis Pasiyent
Sri Lanka asıllı Kanadalı yazar "Michael Ondaatje"ye İngiltere`de Booker Ödülü kazandıran "İngiliz Casus", İkinci Dünya Savaşının sonlarında Toskana`da rastlantı sonucu yaşamları iç içe geçen dört insanın ilginç öykülerini anlatıyor. Her biri, savaşın vahşetinden kendi payına düşeni almış, acılarla yoğrulmuş dört insan: Geçirdiği uçak kazasında yanarak tanınmaz hale gelmiş, belleğini yitirmiş İngiliz Casus, kendini, kimliği belirsiz bu adamın bakımına adamış genç bir Kanadalı hemşire, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanınca başparmaklarından olan eski bir İtalyan hırsız ve her an ölümle burun buruna yaşarken korkunun anlamını unutmuş bomba imhacısı bir Sih asker. Ve aralarında bir hayalet gibi gezinen, savaş yorgunu bu insanları uzak bir geçmişe taşıyan ve okuru da İngiliz Casusun gerçek kimliğine götüren bir kadın... Romandaki her kahraman, sımsıkı tutunduğu geçmişini sayıklarken, okur da Toskana`nın büyülü atmosferinden, kızgın çöl güneşi altında yolculuklara, İngiltere`nin serin yeşilliğine, Kanada`nın soğuk dinginliğine, Hindistan`ın renkli keşmekeşine uzanıyor...
312 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Harika...Harika...Harika!
Filmini çok beğenerek izlemiştim. Ama kitabı daha çok beğendim. Bu kadar güzel bir kitabı bu sitede niye bu kadar az kişi okumuş ona da şaşırdım. Üstelik kitap son 50 yıl Booker Ödülü almış tüm kitapların içerisinde en iyi kitap olarak seçilerek Altın Man Booker Ödülü almış.
Kitap bir döneme ışık tutuyor.Kitap İngilizlerin çöle nasıl ilgi duyduklarını, nasıl sızdıklarını ve tabii ki 2. dünya savaşını ve sonrasını sanki olayların içindeymişiz gibi yaşamamızı sağlıyor.
312 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Önceden filmini seyrettiğim bir kitap olduğunu belirteyim. Ben genellikle kitapların işleniş, insanı içine alış ve daha ayrıntılı betimlemelerle kendi dünyasına çekmesini filmlere nazaran daha başarılı bulurum. Tabi bunun istisnaları da var elbette ama bu kitap istisnalardan biri değil kesinlikle 9 oskar ödülü alan filminden daha başarılı ve kapsayıcı.
İngiliz Hasta İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Toskana'da rastlantı sonucu yaşamları iç içe geçen dört insanın sıradışı öykülerini anlatıyor. Her biri, savaşın yükünü omuzlarında taşıyan, izlerini beynine kazımış dört insan. Uçağının düşmesi sonucu yanarak tanınmaz hale gelen ve belleğini yitiren bir adam, kendini kimliği belirsiz bu adamın tedavisine adayan Kanadalı bir hemşire, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanıp başparmaklarını kaybeden eski bir İtalyan hırsız ve her an ölümle burun buruna ve bu yükle korkusuzca yaşayan bomba imha uzmanı bir Sih asker. Tüm bu karakterler arasında, onları da biraz uzaktan izler gibi gezinen, bu dört karakteri belkide unuttukları bir geçmişe sürükleyen, İngiliz hastanın gerçek kimliğine götüren bir kadın...
Kitabı okurken bir puzzle’ın parçalarını birleştirme zevkini tadıyorsunuz.
"Sevgilim! sevgilim!, Seni bekliyorum. Karanlıkta bir gün ne kadar sürer yada bir hafta? Ateş çoktan söndü ve çok üşüyorum.kendimi dışarı sürükleyebildim ama güneş vücudumu kavurdu.Korkuyorum; tüm ateşi bu sözleri yazmak için harcadım.Ölüyoruz ölüyoruz; İçimiz aşkın zenginliği ve tadıyla dopdolu ölüyoruz.Bedenlerimiz nehirlerde yüzer gibi.Korkular, içinde saklandığımız bu perişan mağara gibi.Tüm istediğim gün ışığına çıkmak; seninle gerçek bir ülkedeyiz.haritaların ve güçlü adamların isminin olmadığı.Biliyorum. geliceksin ve beni dışarı, o rüzgarlı yere taşıcaksın.Tüm istediğim bu.Seninle orada arkadaşlarımızla öylece yürümek.Sınırları olmaksızın bir dünya.Işık çoktan söndü sevgilim ve ben karanlıkta yazıyorum.Çok üşüyorum."
304 syf.
·2 günde·8/10
Kitabı bitirir bitirmez filmini de izledim, böylece karşılaştırma imkanım oldu. Film tabii ki hikayenin orijinal ismi olan #theenglishpatient yani #ingilizhasta adıyla çekilmiş, kitabı çevirense İngiliz Casus'u uygun görmüş. Kitap detaylı ve çok güzel ama filmin de hoşuma gitmediğini söyleyemem. (Ralph Fiennes'i ve Willem Dafoe'yu ne kadar itici buluyorsam, Naveen Andrews'u da o kadar çekici buluyorum çünkü.) İkinci Dünya Savaşı sonrası yolları kesişen dört insanın hikayesini okuyoruz bu kitapta. Ama ana hikaye, uçağı düşen ve vücudu yanıklarla kaplı halde iyileşmeye çalışan Almasy'nin flashbackleri üzerine kurulmuş diyebilirim. Filmde, diğer karakterlerin hikayelerine yeterince eğilmemişler. Özetle, kaymaklı keyif için kitabı okuyup üstüne filmini izlemek gerekiyor. =)
312 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Yıllar önce filmini izlemiştim; hatta romandan uyarlama olduğunu bile oldukça geç öğrendim.
İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında dört ayrı insan Toskana’da mayınlarla dolu terk edilmiş bir yalıda bir araya gelirler; her birinin savaşa dair bir öyküsü vardır; savaşta uçağı düşürülmüş vücudunun neredeyse tamamı yanmış bir İngiliz, kendini onun bakımına adamış bir hemşire, savaşta casusluk yapan eski bir hırsız, tüm gücüyle savaşta yer almış bomba imha uzmanı bir Sih asker… Birbirlerine geçen hayatları, her birinin hazin öyküsü oldukça etkileyiciydi. Hatırladığım kadarıyla film bazı yönleriyle daha etkileyici olsa da kitabı konunun tamamını anlayabilmek ve zengin detayları açısından çok keyifliydi
398 syf.
·30 günde·7/10
İngilis Pasiyent
Kanadalı bir tibb bacısı, İtaliyalı bir oğru/casus , Hindistanlı bir minaaxtaran və bütün bədəni yanmış İngilis pasiyent olmaqla fərqli irqlərə mənsub olan 4 nəfərdən söhbət gedir...
2. Dünya müharibəsinə şahid olan və müharibənin dərin izlərini daşıyan bu 4 nəfər bir-birlərini tanımağa çalışırlar.
304 syf.
·9 günde·7/10
İkinci Dünya Savaşı'nın sonları... Havada umutsuzluk, çaresizlik, bıkkınlık ve belirsizlik var.
Farklı dünyalardan gelen ve savaşın aynı coğrafyada buluşturduğu dört kahramanın hikayesini bulacaksınız bu romanda. Kanadalı bir hemşire, İtalyan bir hırsız, Sih bir asker ve gerçek kimliği ile ilgili hiçbir bilgi olmayan bir kazazede, ingilizce konuştuğu için ingiliz sanılan bir hastanın hikayesi. Onların birlikte geçirdikleri zamanın yanı sıra, geçmişte ne yaşadıklarına da tanık olacaksınız.
Başta karmakarışık görünse de hikaye ilerledikçe parçaları toplayıp onu kafanızda canlandırabileceksiniz. Okurken zaman zaman sıkılabilirsiniz. Ama bu sizi yanıltmasın, sabırlı olursanız okumaya değer bir roman olduğunu göreceksiniz. Her ne kadar yazarın uydurması olsa da değişik ve gerçekçi bir hikayesi var çünkü.
Kitabın orjinal adı ''The English Patient'' yani ''İngiliz hasta''. Filmi çekilmiş ve 1996 yılında en iyi film de dahil olmak üzere 9 dalda Oskar ödülü kazanmış. Sanırım bu hikaye okumaya değdiği kadar izlemeye de değer. :)
312 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Yorumu // İngiliz Hasta - Michael Ondaatje




Merhaba! Sizler için harika bir kitap yorumu ile geldim Hız kesmeden kitabın içeriğinden bahsedeyim kitapta İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Toskano' da dört insanın hayatlarının kesişmesi anlatılıyor. Bu kişilerden ilki uçağı düşüp tanınmaz hale gelen ve zihin kaybı yaşayan bir pilot, bu pilota bakan bir hemşire, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanmış ve parmaklarından olmuş bir adam ve hırsızlık, bomba imha gibi işler yapan diğer bir adam... Başka bir karakter daha var onu da söylemeyeyim okuyunca fark edeceksiniz zaten. Her neyse karakterlerimiz bana biraz anılarına sadık geldiler ama aslında bu da kitabın iyi yönlerinden birisi çünkü onları tanımanıza olanak sağlıyor.



Kitabı ne kadar övsem az kalır sanırım çünkü harika hemencecik okunup gidiyor. Şahsen kitap bana çok şey kattı kültür manasında. Mesela hiç bilmediğim rüzgarların ismini öğrendim ya da İtalyanca gibi dillerden bazı kelimeler öğrendim. Yani bu kitabı okuduktan sonra kültürel bilgi kapmak garanti gibi bir şey... Ben kitabı çok ama çok sevdim ve bu yorumu okuyan herkese öneriyorum. Alın okuyun derim harika ötesi bir kitap. Bu arada kitabın birde "Altın Man Booker" ödülü var. Bu ödülü alan bir kitap da güzel olacaktır... Ben bu yorumu yazdıktan hemen sonra kitabın filmini izlemeye gidiyorum. Sizde kitabı okuduktan sonra filmi izlemeyi unutmayın. Ama önce kitap unutmayın...
Nasıl ödül aldığını anlayamadığım eser. Ortalarına kadar iyi kötü geldim; ancak daha fazla devam etmek istemedim. Aslında sıkıcılık da değil tam olarak, kitaba sinir oldum. Bu kadar meşhur bir kitap, bu kadar kötü olmamalıydı.

Kitabın anlatım tarzı kötü, karakterler kopuk , kurgu yer yer abartılı, yazarın araya (zaten akıcı olmayan) roman tarzına ara verip, birden ansiklopedik çöl, rüzgar bilgileri sunması eseri yapaylık ve acemilik kokutup, üstüne sıkıcılığı katmerliyor. Son olarak kitapta duyguya dair cümleler var yer yer; ama duygu yok. Bunu da nasıl başarmış artık o da ayrı bir yetenek :) Her neyse, filmi izlemedim ancak kitap şahsi görüşüme göre kötüydü.
312 syf.
·7/10
Yıllar evvel filmini izlediğim kitabı; izlemeyip okumadıysanız kesinlikle önce okuyun derim. Zira ister istemez aklındaki görüntülerle denk getirmeye çalışıyorsunuz. Kitabı ele alacak olursak tek kelimeyle mükemmeldi. Konusu, anlatışı, yer betimelemeleri efsaneydi. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Toskana'da rastlantı sonucu yaşamları iç içe geçen dört insanın sıra dışı öyküleri kaleme alınmış. Her biri, savaşın yükünü omuzlarında taşıyan, izlerini beynine kazımış dört insan. Uçağının düşmesi sonucu yanarak tanınmaz hale gelip belleğini yitiren bir adam, kendini bu adamın tedavisine adayan Kanadalı bir hemşire, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanıp başparmaklarını kaybeden eski bir İtalyan hırsız ve her an ölümle burun buruna olup bu yükle korkusuzca yaşayan bomba imha uzmanı bir Sih asker ve bu dört karakteri unuttukları geçmişe sürükleyerek İngiliz hastanın gerçek kimliğine götüren bir kadın... Ve gerisi hikâyede efendim… .
312 syf.
·Beğendi·7/10
The English Patient. Yıllar önce ilk kez Poyraz Karayel'de duymuştum adını. Kitabın yazarı Michael Ondaatje Sri Lanka doğumlu. Daha sonra Kanada'ya göç etmiş ve İngiliz Edebiyatı üzerine birçok çalışma yapmış. Bu kitap da çalışmalarından en başarılı olanı ve en bilineni. Kitap ilk çevrildiğinde İngiliz Casus diye basılmış ancak günümüz çevirilerinde İngiliz Hasta diye geçiyor. Kitapta tek bir ana karakter yok bence. Bu kitap dört ana karakterin öyküsü. Uçağının düşmesi sonucu her tarafı yanıklar içinde olan ve bilinç kaybı yaşayan bir adam.. Kendini bu adamın tedavisine adayan bir hemşire.. Savaş sırasında casusluk yaparken yakalanan bir hırsız.. Ve her an ölümle burun buruna gelen korkusuz bir bomba imha uzmanı Sih asker. Roman boyunca karakterler hakkında yeni bilgiler edinmeye devam ediyorsunuz. Bu kadar farklı hayatları olan insanların yollarının bu şekilde kesişmesi oldukça tuhaf geliyor. Hepsinin kendine özgü sırları var. Edindiğiniz bilgilere kitabın sonuna gelene kadar güvenmemeniz gerekiyor. Aynı kitabımızın İtalyan hırsızı Caravaggio'nun dediği gibi "İyi konuşmacılar insanı baştan çıkarır. Sözcükleriyle köşeye sıkıştırırlar." İşte kitap da bunun gibi üstü kapalı sözlerle dolu. Sarsıntılı aşkları, çaresizliği bu sözcüklerin gizeminde bulacaksınız. Okuduktan sonra kesinlikle filmini de izlemenizi öneririm. 4/5 #hergünebirkitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İngiliz Casus
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755107509
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahu Antmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
İngiliz Hasta
İngiliz Casus
İngilis Pasiyent
Sri Lanka asıllı Kanadalı yazar "Michael Ondaatje"ye İngiltere`de Booker Ödülü kazandıran "İngiliz Casus", İkinci Dünya Savaşının sonlarında Toskana`da rastlantı sonucu yaşamları iç içe geçen dört insanın ilginç öykülerini anlatıyor. Her biri, savaşın vahşetinden kendi payına düşeni almış, acılarla yoğrulmuş dört insan: Geçirdiği uçak kazasında yanarak tanınmaz hale gelmiş, belleğini yitirmiş İngiliz Casus, kendini, kimliği belirsiz bu adamın bakımına adamış genç bir Kanadalı hemşire, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanınca başparmaklarından olan eski bir İtalyan hırsız ve her an ölümle burun buruna yaşarken korkunun anlamını unutmuş bomba imhacısı bir Sih asker. Ve aralarında bir hayalet gibi gezinen, savaş yorgunu bu insanları uzak bir geçmişe taşıyan ve okuru da İngiliz Casusun gerçek kimliğine götüren bir kadın... Romandaki her kahraman, sımsıkı tutunduğu geçmişini sayıklarken, okur da Toskana`nın büyülü atmosferinden, kızgın çöl güneşi altında yolculuklara, İngiltere`nin serin yeşilliğine, Kanada`nın soğuk dinginliğine, Hindistan`ın renkli keşmekeşine uzanıyor...

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • Fatih Tosun
  • Sanem Ece Tunca
  • Botan
  • G. İlke
  • Merve çakır
  • Ülkər Talıbova
  • Moris Ragnarsson
  • mehmet bahadır tekin
  • Önce Kitap Sonra Film
  • Şadan Çağlar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.4 (1)
9
%3.4 (1)
8
%13.8 (4)
7
%13.8 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0