Sizlere bu yazımda spor temalı bir edebiyat serisi olan Haikyuu!!’dan bahsetmek istiyorum. Haikyuu!!, Japonca’da voleybol anlamına gelmektedir. Aslında isminden konusu hemen ortaya çıkıyor: Erkek voleybol kulübü olan Karasuno’nun ulusal turnuvaya çıkarak birinci olmayı hedeflemesi. Tabii ki, baş karakterimiz Hinata Shoyo’nun voleybol mücadelesinden bahsetmeden olmaz.
Hinata, rastgele bir televizyon programında "Küçük Dev" lakabıyla anılan kısa boylu smaçörü görüp etkileniyor ve bu andan itibaren Hinata’nın voleybol mücadelesine tanık olmaya başlıyoruz. Hinata, diğer voleybol oyuncularına göre çok kısa ve bir smaçör olarak sürekli karşısına koca bir duvar gibi bloklar çıkıyor. Ancak Hinata “uçabiliyor” çünkü çok hızlı refleksleri ve inanılmaz bir zıplama yeteneği var. Yine de bunları geliştirmesi gerekiyor.
Ortaokul yıllarında okulunda erkek voleybol kulübü yoktur. Kendi çabalarıyla bir grup oluşturur ancak bu grup çok güçlü değildir, çünkü arkadaşları Hinata kadar voleybolu sevmemekte ve Hinata da çok tecrübeli bir oyuncu değildir. İlk turnuvasında “sahaların kralı” olarak bilinen bir pasörle karşılaşır ve ilk maçını kaybeder. Bu maçla birlikte Hinata ve sahaların kralı Kageyama Tobio arasında bir rekabet başlar. Hinata, Kageyama’ya şöyle der:
> “Sahaya hükmeden kralsan sen, seni yenip son ayakta kalan ben olacağım.”
Kageyama da karşılık verir:
> “Son ayakta kalanlar, zaferi kucaklayanlardır. Sadece en güçlüler ayakta kalır. Son ayakta kalmak istiyorsan, daha fazla güçlen!”
Aslında voleybol böyle bir spordur: Tek bir kazanan vardır ve bu kazanan, en son sahanın içinde ayakta kalan takımdır. Güçlenmek için elimizden geleni ardımıza koymamamız gerekir. Eğer bir şeyi istiyorsak, bir voleybolcu gibi nasıl bir top olursa olsun onun yere düşmemesi için mücadele etmeli
Bilirsiniz, konuşkan olmayan, gururlu, gözyaşlarını hep içe atan çocuklar, büyük bir keder karşısında ansızın kendilerini tutamaz, birdenbire boşanıverirler.
Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var. Asla olmadığım kişi beni üzüyor, ondan kalan anılardan anlıyamadığım bir özlem kabarıyor. Umutlarla ve keskin inançlarla çarpıp düştüm, benimle birlikte bütün batan güneşler de düştü.