Roman, bir aşk hikayesinden cok daha fazlasıdır. Modern Turkiye'nin kuruluş dönemindeki toplumsal değişimin ve idealist kadın figürünün simgesidir. Güntekin, Anadolu'yu romantize etmeden, tüm çıplaklığıyla anlatır. Eğitim sistemindeki aksaklıklar, bürokratik engeller ve halkın cehaleti Feride'nin öğretmenlik serüveni üzerinden anlatılır.
Yazarın dili oldukça yalın, akıcı ve dönemine gore durudur. Bu özelliği sayesinde eser, yazıldığı dönemden bugüne her yaştan okuyucuya hitap etmeyi başarmıştır.
Roman, üç farklı zaman dilimini tek bir tren yolculuğunda birleştiren, oldukça hüzünlü ve katmanlı bir yapıya sahip. Bu yapı, zamanın lineer olmadığını, geçmişteki travmaların bugün ve gelecekle nasıl düğümlendiğini sembolize etmektedir. İstenmeyen çocuk travmalarını, acıların kuşaklararası aktarımını melankolik bir şekilde anlatır.
Kitabın sonunda ortaya çıkan sarsıcı gerçekler, ilk bölümlerdeki küçük detayların aslında ne kadar büyük ipuçları olduğunu anlamanızı sağlar; bu yüzden dikkatli ve titiz okumayı hak eden bir yapıttır.
Yalın bir dili ama derin bir anlatımı var.