Yazarın okuduğum ilk eseriydi.
Bir nevi insanı manevi anlamda doyurmaya çalışan bir kişisel gelişim kitabıydı.
Hayat koşuşturmacasına bir es verdirecek bir kelam sunmuş okuyucularına.
Eser yazarın hayatından çokça iz taşıyor.
Aslında kendi sorularına da birlikte cevap buluyoruz eser boyunca.
Kitaba açık ,anlaşılır bir üslup hakim .
Yazarın vermek istediği her mesaj gayet öz ve net.
Gelelim eserimize.
Yazar; eser boyunca okurunu bir iç hesaplaşmaya ve manevi bir uyanışa davet ediyor.
Kitabımızın gündemi şu şekilde:
*Her satır insanın var oluş amacını, her cümle hayatımızdaki yegane gayenin Allah aşkı, Allah rızası olması gerektiğini haykırıyor adeta.
*Dünyadaki her şeyin ve dahi herkesin yalnızca bizi amacımıza (Allah'a) ulaştıracak bir araç olması gerektiğini ifade ediyor müellifimiz. Araç hiçbir zaman amacın önüne geçmemeli diye vurguluyor.
*Kişi hiçbir suretle içindeki boşluğu dünyevi bir haz, bir eşya, bir aşk , bir madde ile doldurmamalı. Kalp evvela Allah ile dolmalıdır.
*Dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu unutmamak gerektiğini hatırlatıyor.
Kimi zaman Allah'ın kulunu nimetlerinden mahrum bırakarak kimi zaman onları nimetine boğarak imtihan edeceğine dikkat çekiyor.
İnsan her ne yaşarsa yaşasın musibetler de nimetler de yalnızca kulu Allah'a daha çok yaklaştırabilmeli.
*Kadın hiçbir şekilde bir erkekle güç yahut statü yarışına girmemeli. Fıtratın dengesini bozup ona savaş açmamalı.
*Her ilişkide kıstasımız İslamın emrettiği ölçü olmalı. Bunun dışına çıkılmamalı.
Hiçbir ilişki Allah ile olan ilişkimizi zedelememeli, O'nla aramızı açmamalı.
Zira gerçek aşk O'na duyulan aşktır. Gerisi yalnızca O'na götüren birer araçtır.
*Başımıza gelen her şeye hikmet nazarı ile bakabildiğimiz takdirde hakiki, gerçek birer Müslüman olabiliriz.
Burada yazarımız
"Nereye gittiğini bilen bir insana yol vermek için, dünya durup kenara çekilirmiş." (syf 13)
Yazarımız Şadi Eren adeta "nereye gitmek istediğini bilen kişilere" hizmet amacıyla bu eseri kaleme almış gibi.
Eser boyunca müellifimiz etkili iletişim yolunda bizlere rehberlik etmekte.
Etkili iletişimin ana unsurlarını en doğru şekilde nasıl kullanabiliriz, sahip olduğumuz bu hasletleri ne şekilde kullanırsak insanlığa faydalı olabiliriz gibi sorularımıza yanıt bulduğumuz bir eser koymuş ortaya.
Eserde; etkili iletişimin olmazsa olmaz üç ana unsuru olan başarı, hitabet ve beden dili konu alınmış.
Kitapta yazarımız, bu unsurları sıradan bir bakış açısı ile işlemek yerine İslami bir perspektif ile ele almış.
Doğrusu kitabı okutan da bu bakış açısı oluyor.
Kitapta etkili iletişim süreci ayetler ve hadislerin ışığında ilerliyor.
Okudukça merak uyanıyor insanda.
Efendimizin, ashab-ı kiramın olaylara karşı tutumları, tepkileri nasıl olmuş diye sormadan edemiyor insan. Okuma esnasında bu sorulara yanıt buluyor ve kendinizi sorgulama fırsatı da buluyorsunuz.
Çünkü o mübarek insanların tutumları ve tepkileri ile kendi tutumlarımızı mukayese etmek mümkün hale geliyor.
Yazarımız, söylenen her kelamın, verilen her tepkinin ,yapılan her davranışın ölçütünün ilahi rıza ve sünnetullah olması gerektiğini bir kere daha nazarlarımıza sunmuş.
Beden dilinin her kültürde farklı manalar taşıyabileceğinden farklı yerlerde beden dilini kullanırken daha dikkatli olunması noktasında bizleri uyarmış.
Eser alışagelmiş etkili iletişim kitaplarını açık ara ile geride bırakıyor.
Kitap akıcı, anlaşılır bir dile sahip. Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir eser.
Şimdiden herkese keyfili okumalar dilerim.