Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Susma anka kuşum susma
Elem görmez sesleriyle elem çağırırken kargalar
Sürülerle, hep beraber ve tek elden;
Sen susma anka kuşum susma, boğuklaşmasın sesin
Sıcak mürekkebi andırmasın akan yaşların
Müsekkin anlam arz etme sessiz kavgalarda.
Sese dönüşmeyen acıların buhranında,
Ne bu yükselen tüylerinin arasından?
Akmamışlığın hırçınlığı mı?
Kulaksız dillerin örslerinde dövülen ruhunun kıvılcımı mı?
Sessizliğin acı tutsaklığının yalazı mı?
Evet, belli ki ateş bu!
Bu is, bu duman, bu kül senin anka kuşum
Köşeye itilmiş bu lisansız çığlık senin.
Kül kül savrulmakken yaşamak,
Bırak paramparça savrulsun küllerin,
Ki leşinden nasiplenmesin kargalar.
Kirli tülleri savuran rüzgarla kuşan,
Sürüklendiğin bu belirsiz çarpışmaya.
Paramparça olanın savaşı öngörülemez anka kuşum, öngörülemez.
Düşüncelerin her birinin, kendi yaşam döngüsü vardı. Her biri bir süre sonra işe yaramamaya başlıyor. Gücünü kaybediyor. Düşünceler de tıpkı kanser ilaçları gibi. Tek istisna, düşüncelerin daha dayanıklı olması. Yıpranıyorlar, bir süre dinlenmek için kenara çekiliyorlar ama sonra güçlerini toplanmış bir halde geri dönüyorlar. Bir yandan da daha iyi ve güçlü düşünceler gelmeye devam ediyor.