"Dünya degişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarların da, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için degil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak: Benden hikayesi."
"Hangi gerçek ve kime göre nasıl bir gerçek?"
Son zamanlarda insanlığın gelmiş bulunduğu konum adına sesini duyduğumuz sorular silsilesi, tam olarak bu sanırım. Duygu dünyamızla mantıksal bütünlük kurmaya çalışan olayların hangisini kaldırsak; altından 'İnsan' ve ona dair şey/ler çıkıyor, bazen rastlantısal çoğu kez de kasıtlı olarak...
Örneğin: çocuk ölümlerinin acı bir gerçeklik arz ettiği şu sıralar nasıl oluyor da kime göre bir 'gerçeklik' haline bürünüyor aklım almıyor kasıtlı vasatlığı. Hayat namına tecrübe edinmemiş küçücük bireylerin kaybı acı bir gerçeklikse ve acı evrensel bir duyguysa, bu 'görelik' seçim hakkına sahip olmamalı diye düşünüyorum.