"Hangi gerçek ve kime göre nasıl bir gerçek?"
Son zamanlarda insanlığın gelmiş bulunduğu konum adına sesini duyduğumuz sorular silsilesi, tam olarak bu sanırım. Duygu dünyamızla mantıksal bütünlük kurmaya çalışan olayların hangisini kaldırsak; altından 'İnsan' ve ona dair şey/ler çıkıyor, bazen rastlantısal çoğu kez de kasıtlı olarak...
Örneğin: çocuk ölümlerinin acı bir gerçeklik arz ettiği şu sıralar nasıl oluyor da kime göre bir 'gerçeklik' haline bürünüyor aklım almıyor kasıtlı vasatlığı. Hayat namına tecrübe edinmemiş küçücük bireylerin kaybı acı bir gerçeklikse ve acı evrensel bir duyguysa, bu 'görelik' seçim hakkına sahip olmamalı diye düşünüyorum.