Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Profil
Mescid-i Aksa, üzerine inşa edilen binalardan kıymet almaz. Bilakis burada bulunan her şey kıymetini üzerinde yükseldikleri şu topraktan alır,” dedi. Haklıydı. Zira ayet, Mescid-i Aksa'yı “Çevresi mübarek kılınmış yer,” olarak anlatıyordu. Üzerindeki binalarla şanı yücelen bir yer olarak değil...
Sayfa 486Kitabı okudu
Sultan Selaheddin;
Hicrî beşinci asrın sonlarına doğru, İslam Mücahidlerinden Salahaddin-i Eyyûbî, Haçlılarla savaşa savaşa, Şam taraftarıyla Kudüs'ü, onların ellerinden kurtardı.
Sayfa 1050 - EpubKitabı okudu
Reklam
Meryem'in babası İmran, Kral Davud'un soyundandı. Muteber bir kandan gelmenin yanı sıra kişiliğiyle de saygın bir kimseydi. Bilgeydi. Nasıra'dayken rüyasında Süleyman Mabedi'nin kandillerini yaktığını görmüş, rüyadaki bu apaçık çağrıya kapılarak eşi Hanna ile birlikte yollara düşmüştü.
Mescid-i Aksa; Peygamberimiz Aleyhisselâmın, Mîrac gecesinde uğramış olduğu, İlya = Beytülmakdis Mescididir.
Sayfa 1043 - EpubKitabı okudu
Dinî açıdan bakıldığında ise Hz. Süleyman'ın (aleyhisselam) mirasına sahip çıkmaya layık olanlar işgalci siyonistler ve onların kendilerine toplumsal destek oluşturmada istismar ettiği yahudiler değil Müslümanlardır. Çünkü her şeyden önce Müslümanlar, Hz. Süleyman'ın (aleyhisselam) bir peygamber olduğuna inanırken yahudiler onun peygamber olduğuna bile inanmaz. Üstelik Hz. Süleyman'ın (aleyhisselam) inşa ettiği mabet de bir Siyon mabedi veya Süleyman heykeli değil yine bir mescit yani Mescidi Aksa'ydı. O da bu mescidi kendisinden önce yine tevhit davetinin bir dinî merkezi olarak inşa edilmiş mabedin yerine inşa etmişti. Yani orada yine bir mescit vardı ki onun fonksiyonu da bugünkü Mescidi Aksa'nın fonksiyonundan farklı değildi. Tıpkı Hz. İbrahim'in (aleyhisselam) Allah'ın işaretleriyle Mekke'deki Ka'be'nin yerini tespit edip onu maksadına uygun bir şekilde yeniden inşa etmesi, Hz. Muhammed'in sav içindeki putlardan arındırarak tevhit davetindeki fonksiyonunu muhafaza etmesi gibi.
Aslında tarihi ve kültürel mirasın korunmasıyla ilgili uluslararası hukuk açısından, geçmişte var olduğu söylenen bir binayı yeniden inşa iddiasıyla, insanlığa mal olmuş bir eseri ortadan kaldırmaya kimsenin hakkı olamaz. Yok edilmesi istenen eserin dünya nüfûsunun en az beşte birini oluşturan dinî kitle tarafından kutsal bilinen mabet olması durumunda böyle bir girişim bu kitleye savaş ilanı anlamı taşır. Yerinde daha önce başka bir mabet bulunduğu iddiası asla böyle bir eseri ortadan kaldırmanın gerekçesi olamaz. Böyle bir iddianın gerek dinî ve gerekse tarihi kaynaklara dayanan bir delilinin bulunmaması durumunda ise hiçbir geçerliliği olamaz.
Reklam
Üzgünüz Filistin biz de işgal altındayız..
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.