Simay Özbudaklı Barçın

Simay Özbudaklı Barçın
@Sozbudakli
7/10
·272 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:54
“17 Haziran” benim için ikiye ayrılan bir kitaptı sanırım. İlk yarısında Alex Schulman’ın o tanıdık melankolik anlatımı yine tamamen içine çekiyor insanı. Vidar’ın geçmişle kurduğu bağ, çocukluğu ile bugünü arasında gidip gelen o kırılgan ruh hali ve özellikle kendi çocukluğuyla yüzleştiği sahneler beni çok etkiledi. Kitap boyunca sanki yalnızca bir gizemi değil, bastırılmış bir aile travmasını da adım adım açıyormuşuz gibi hissettim. Schulman’ın geçmiş ile şimdiyi birbirine geçirirken yarattığı atmosfer gerçekten çok güçlüydü. Ama ne yazık ki final kısmında aynı etkiyi sürdüremedi benim için. Hikâye boyunca biriken o duygusal yoğunluk ve merak hissi, son sayfalarda fazla hızlı toparlanmış gibi geldi. Özellikle finalin ardından hâlâ “tam olarak ne oldu?” hissinin kalması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü kitap bende çok daha büyük bir yüzleşme ve daha derin bir duygusal çözülme beklentisi yaratmıştı. Oysa son bölümde olayların açıklanış biçimi biraz aceleye gelmiş ve karakterlerin hislerini sindirmemiz için yeterince alan bırakılmamış gibiydi. Yine de kitabın bende bıraktığı his kötü değil. Tam tersine, Schulman’ın insanın içine sessizce işleyen o anlatımını bir kez daha çok güçlü buldum. Sadece bu kez, yolculuğun kendisi finalden daha etkileyiciydi.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,115 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·188 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 01:22
Üç farklı coğrafyada, üç farklı kadının hayatını tek bir metaforda buluşturuyor: saç örgüsü. Her biri kendi mücadelesini verirken, hikâyeler ince ince birbirine bağlanıyor ve ortaya sade ama anlamlı bir bütün çıkıyor. Kitabın en sevdiğim yanı, anlatımının akıcılığı ve kurduğu dünyanın sıcaklığıydı. Okurken yormuyor, aksine insanın elinden bırakmak istemeyeceği bir akış sunuyor. Fikir olarak ise oldukça güçlü ve etkileyici. Ancak benim için en dikkat çeken nokta, Hindistan’daki hikâyenin diğerlerine göre daha yüzeyde kalmasıydı. Oysa en derin, en çarpıcı ve en çok anlatılmayı hak eden hikâye belki de oydu. Tam içine girip bağ kurmuşken, sanki biraz erken vedalaştım o karakterle. Genel olarak; güçlü bir fikir, akıcı bir anlatım ve zarif bir kurguya sahip. Ama biraz daha derinleşebilseydi, etkisi çok daha uzun süre kalabilirdi.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
6/10
·440 syf.··
2026 5. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 16:51
Ayfer Tunç’un kalemine aşina olanlar için bu kitap tanıdık bir duygunun içinde ilerliyor: geçmişin ağırlığı, kadınlık halleri ve hafızanın insanı yoran tarafı… Kurgu olarak baktığımda gerçekten güçlü bir yapı var. Kuşaklar arası kadın hikâyeleri, Şehnaz karakteri üzerinden hem bireysel hem toplumsal bir okuma sunuyor. Özellikle ilişkilerdeki bağımlılık, manipülasyon ve “yanlış yerde sevgi arama” meselesi oldukça çarpıcı. Ama benim için asıl mesele anlatımdaydı. Şehnaz’ın bitmek bilmeyen hatırlamaları, detay içinde kaybolan cümleler ve uzadıkça uzayan iç dökümler… Bir noktadan sonra hikâyeyi derinleştirmek yerine yorucu hale geldi. Öyle ki bazı bölümlerde sadece ana akışı takip edip diğer kısımları atlayarak ilerledim. Bu da kitabın duygusuna tam anlamıyla bağlanmamı engelledi. Bir yandan çok şey anlatmak isteyen, katmanlı ve dolu bir metin var; diğer yandan okurla arasına mesafe koyan bir anlatım… Kurgu güçlü ama bazı boşluklar ve kopukluk hissi de yer yer “tam oturmadı” duygusu yaratıyor. Yine de şu kesin: Bu kitap herkes için değil ama doğru okur için çok etkileyici olabilir. Psikolojik çözümlemeleri, yavaş ilerleyen ve karakter odaklı anlatıları sevenler için oldukça doyurucu. Ama daha akıcı, daha “hikâye odaklı” bir okuma arayanlar için zorlayıcı olabilir. Benim için etkileyici ama yer yer sabır isteyen bir deneyimdi.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 15:10
Uzun zamandır bir kitabı bu kadar soluksuz okuduğumu hatırlamıyorum. Yaşamak, benim için sadece bir roman değil; insanın içine ağır ağır yerleşen bir hayat muhasebesiydi. Sayfaları çevirdikçe hikâyeyi değil, sanki bir ömrü taşıdım. Fugui’nin başına gelenler tek tek düşünüldüğünde bile insanın içini parçalıyor. Ama beni asıl etkileyen şey trajedilerin büyüklüğü değil, onların ne kadar “sessiz” yaşandığıydı. Hayat kimseye dramatik bir fon müziği çalmıyor; acı oluyor ve ertesi gün güneş yine doğuyor. İşte bu gerçeklik, kitabı benim gözümde daha da çarpıcı yaptı. Yu Hua’nın dili inanılmaz sade. Gösterişsiz, süssüz ama tam kalbe isabet eden bir anlatım. Özellikle Çin’in politik ve tarihsel dönüşümlerinin bir ailenin hayatına nasıl yansıdığını görmek beni çok etkiledi. Büyük tarih anlatılarının arkasında ezilen küçük hayatları okumak, insanı ister istemez bugünü de sorgulamaya itiyor. Kitap boyunca defalarca hüzünlendim. Hatta bazı bölümlerde durup düşünmek zorunda kaldım. Çünkü bu roman sadece kayıpları anlatmıyor; insanın her şeye rağmen yaşamaya devam etmesini anlatıyor. Fugui kusursuz biri değil, hatta hataları yüzünden hayatı altüst olmuş bir karakter. Ama yine de yaşaması, direnmesi, kabullenmesi… İşte tam burada roman bir “ders” haline geliyor. Eleştirel olarak bakarsam, arka arkaya gelen kayıplar bazı okurlar için fazla yoğun gelebilir. Umut duygusu çok ince bir çizgide ilerliyor. Fakat ben bunun bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayat her zaman dengeli ve adil değil. Yu Hua da bunu filtresiz bir şekilde göstermiş. Benim için Yaşamak, insanın sahip olduklarından çok dayanma gücünü sorgulatan bir kitap oldu. Okurken üzülüyorsunuz ama bir yandan da şunu fark ediyorsunuz: Yaşamak bazen sadece nefes almaya devam etmektir. Bu kitabın herkese, özellikle
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
9/10
·309 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 14:47
Kitap kulübümüzde okuduğumuz “Sessiz Hasta” son zamanlarda beni en ters köşe yapan gerilimlerden biri oldu. Sayfalar ilerledikçe “Asıl hasta kim?” sorusu zihninizde dönüp duruyor ve kitap bittikten sonra bile etkisi kalıyor. Sürükleyici, karanlık ve kesinlikle konuşulası bir hikâye… Benim puanım: 9/10 ️
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma