Sen iyi bir adamsın, Peder.
Ermiş birisin.
Hele şu anda cennete zannettiğinden daha yakınsın.
Yemeğini ye ve beni iyi dinle.
Bundan sonra isimsiz mektup istemiyorum.
Evimin önünde tatsızlık istemiyorum.
Anladın mı?
Amerikalılar, hayat standardını yaşamın kalitesiyle karıştırıyorlardı.
Ataklığı cesaretle, sertliği erkeklikle, özgürlüğü serbestlikle, çok laf etmeyi canlılıkla, eğlenceyi zevkle karıştırdıkları gibi.