Bu kadar düşük bir puan verdiğim için üzgünüm ama benim için bu puanda bir kitaptı. Biraz duygusal bir zamanda okudum belki bu yüzdendir belki değildir ama açıkçası bana gerçekçi gelmedi. Karakterler, olaylar tamamen hayal ürünü gibiydi ve bana hiçbiri geçmedi. Kimsenin tam anlamıyla iyi veya kötü olabileceğine inanmıyorum. Ayrıca bir insanın yaşadığı küçük bir anın (ya da biriyle geçirdiği birkaç saatin) yıllarca aklında kalıp hayatına etki etmesi bence aşk değil bir tür takıntıdır. Hele bambaşka karakterlerdeki iki insanın birbiri için bunu yaşaması... bilmiyorum gerçek değildi işte.
Onun dışında kitaptaki kişilerin karakterleri de anlamsızdı. Bir an inanılmaz kaba, korkunç şeyler söyleyip kötü davranan ve sürekli profesyonellikten bahseden adam kızın geçmişindeki bir anı paylaştığı kişi olduğunu hatırlayınca (ki o kadar önemliyse nasıl unuttu onu da anlayamadım. Sarhoş olması bahane edilmiş ama kimse bu kadar sarhoş olamaz) birden bire bütün karakteri değişiverdi sanki başkası oldu. Kızın karakteri de onunki kadar uçlarda. İnanılmaz kırılgan, tam bir iyilik meleği. Aklından tek bir kötü düşünce geçmeyen bir iyilik timsali. Geçmişte bu kadar kötü şeyler yaşayan insanlar genelde daha sert ve güçlü olurlar ama bu kız pembe baloncuğunun içinde yaşıyor. En azından ben birbirine bağlayamadım. Ayrıca kızın bakire olmasının üstünde çok durulmuş ve beni çok rahatsız etti. Bütün bu iyilik timsali hareketleri ondan kaynaklanıyormuş, bir barda içki içmeyi bile bilmiyormuş, bekaret masumiyeti ve iyi niyeti getiriyormuş gibi bir izlenim verilmiş bu yüzden çok rahatsız ediciydi ve gerçek değildi. Dante ve alıntılar bile bütün bunları düzeltemezdi. Çeviriye zaten ne diyeceğimi bilemiyorum o da ayrı bir sinir bozucuydu. Kısacası bana göre tam bir fiyaskoydu.