Şu an alacakaranlık, sevgilim. (Bu arada, "alacakaranlık" güzel bir kelime değil mi? Bu kelimeyi "güneş batması"ndan daha çok seviyorum. Kulağa çok kadifemsi ve esrarengiz ve karanlık geliyor.) Gün ışığında dünyaya... Gece uyumaya ve sonsuzluğa aitim. Ama alacakaranlıkta ikisinden de özgürüm ve sadece kendime aitim... Ve sana!
Diego
Hiçbir şey ellerinle mukayese edilemez ya da gözlerinin yeşil altın rengiyle. Bedenim günler boyunca seninle dolu. Sen gecenin aynası, yıldırımın gürlemesi ve toprağın nemisin. Koltuk altlarındaki boşluklar benim sığınağım. Parmaklarım kanına dokunuyor. Bütün zevkim, tüm sinir yollarımla senin varlığınla dolu tuttuğum çiçek çeşmenden hayatın fışkırdığını hissetmektir.