Yavuz Bey, birkaç dakika sonra odaya elinde bir kitapla girdi. Kitabın son sayfasını açtı. Dolunay babasının yazısını tanımıştı. İçinden okumaya başladı. "Demiri bilek gücünle şekillendirirsin, insanı yürek gücünle. İkisine de sevgi katmazsan, ikisini de ziyan edersin. Demiri hara koyup, narlandırıp, yeniden şekil verebilirsin ama insan için geç kalınmıştır." Dolunay, duygulanmıştı...
İki yıl, sanki nefes almadan yaşadım. Ondan ayrıldığım gün ölürüm sanmıştım ama ölmedim. Birinci hafta da, birinci ay da, birinci yıl da. Belki de acı insanı öldürmüyor, belki de biz yeterince acı çekmiyoruz. Ama bu günkü acım hepsinden büyük. Daya nabilir miyim? Bilmiyorum.
Allahın yazısının dışına çıkılmaz!