thesrc

thesrc
@Srcglu_
“Sakin bir zihne tüm evren teslim olur.”
Gafil kendisi miydi, yoksa tabuttaki ölümü, Süha anlayamadı ama dedenin sözleri bardağı taşıran son damla olmuştu; dönerek koşmaya başladı. Arkasından sesler duyuluyordu. Bütün bir köyün peşine takıldığını düşündü. Belki de onu yakalayıp o boş mezara gömeceklerdi. Yaparlar mıydı bunu? Neden olmasın, tabutta yatan ölü ona tıpatıp benzemiyor muydu?
Sayfa 131·Kitabı okudu
Reklam
Dede, kendinden emin kefene doğru uzandi. İsmayil'in olüsünü herkese göstermek, anlamsız bir efsanenin yayılmasina engel olmak istiyordu. Kalin parmaklarıyla kefeni açma iya başladı. Süha nefesini tutarak dedeyi izliyordu. Yumuşak sargılar yavaşça bükülerek açıldılar; önce alni, sonra burnu, daha sonra da ölünün solgun yüzü çıktı ortaya. Dede ile Süha aynı anda irkildiler. Ikisinin de damarlarındaki kan donmuş gibiydi. Dede, çocukken babası Haydar Dede'den dinlediği öykülerde şeytanın bir keçiye benzediğini duymuştu. İşte şimdi İsmayil'in tabutunda yatan başı tıpkı bir keçi gibi boy inuzlu, yüzü kıllarla kaplı bir ölüydü. "Iblis, bu iblis!" diye haykırarak ayağa kalktı. Süha'nın da soluğu kesilmişti. Kefenin arasından gördügü kendi yüzüydü. "Olamaz!" diye bağırdı. "Olamaz!" Sesi duyan dede ve köylüler şaşkınlıkla Süha'nın bulunduğu yöne baktilar. Karanlığın içinde onları izleyen bu adam da kimdi böyle? Köylüler dehşet içinde gözlerini bu tanımadıkları yabancıya dikerken, Süha da birkaç adım geriledi. Süha'nin gerilemesinden cesaret alan dede, "Korkmayın! Hic korkmayın! Yanınızda ben varken size zarar veremez bu gafil..." diye bağırdı..
Sayfa 131·Kitabı okudu
"Göz göre göre bu haksızlığa razımi olacağız Ali Riza!" "Elimizden ne gelir ki? Davamız ahirete kalmıştır, Elbet öteki dünyada divan kurulacak, haklı haksız belli olacak, yanlışı olanlar bunun hesabını Hak-Muhammed-Ali huzurunda verecektir."
Sayfa 128·Kitabı okudu
"Ah, Fatma Kadın ah!" dedi Bektaş Sofu. "Hızır Aleyhisselam öyle herkese görünür mü? Sen bunları boş ver. Ben senin ne zor durumda olduğunu bilirim. Ölmüş oğlun için dua is tersin. Benim elimden gelse bu dileğini yerine getirmez mi yim? Ama senin Hızır Aleyhisselam'dan korktuğun gibi, ben de Cenabı Hakʼtan çekinirim. Bir kişi için bütün köyü ateşe atmaktan korkarım. Üzgünüm ama erenlerden bize yeni bir işaret gelinceye kadar İsmail duasız kalacak..
Sayfa 128·Kitabı okudu
...Heyecanla ahlatın altına geldim ki İsmail bıraktığım yerde ağlıyor. Çocuğumu sevinçle kucağıma aldım ve Cenabı Hakk'a şükürler ettim. Ama az sonra içime bir kurt düştü. Hızır Aleyhisselam'a verdiğim sözü nasıl tutacaktım? Bunu Ali Riza'ya, babama nasıl kabul ettirecektim? Düşündüm düşündüm, işin içinden çıkamadım. Kendimce fırtınayı, yağmuru bahane edip oğlumu vermekten caymaya kalktim. Ali Rıza'ya kanlı gibi yalvardım, günlerce ağladım, fayda etmedi. Sonunda etimden tırnağımı söker gibi aldılar yavrumu benden. Işte uğursuzluk o günden başladı. Hızır Aleyhisselam'ın söyledikleri bir bir gerçekleşti. Eğer ben oğlumu vermeseydim, bunlar başımıza gelmezdi. Yavruma sahip olamadım. Asıl suçlu benim. Oğlumu duasız koyacağınıza beni düşkün sayın. Düşkün sayın ki yarın huzuru mahşerde, makamına varınca, 'Ben cezamı yaşarken çektim, bana merhamet eyle ya Hızır," diyebileyim."
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam