Zaman-ı mâzinin en derin derelerine kuvvet-î îman ile girebildiği ve hüzünlerin zulmetlerini defedebildiği gibi, nur-u îman ile istikbalin en uzak dağlarına kadar çıkar, korkuları izale eder!!!!!!
İmanın yerine ikame edilmeye çalışılan fikirlerin, insanları götüreceği yer başıboşluk, buhran ve anarşiden başka bir şey olamazdı. Nitekim , çağımız insanının içine düştüğü buhranlar, inancın hayata gerçek manada intikal etmeyişinin veya inançsızlığın bir neticesi değil miydi?