Roman, evli bir kadın olan Anna Karenina’nın, subay Vronski ile yaşadığı tutkulu ve yasak aşkın toplumsal, psikolojik ve ahlaki yansımalarını anlatır. Öte yandan, Tolstoy karakterler üzerinden dönemin Rus toplumunu, aristokrasiyi, aile kurumunu ve bireysel arayışları da ustalıkla işler.
Tolstoy, Anna Karenina’da yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaz; aynı zamanda insanların iç dünyalarını, vicdani hesaplaşmalarını ve toplumla olan ilişkilerini derinlemesine işler. Roman, özellikle Anna’nın ruhsal çözülüşünü çok çarpıcı bir biçimde sunar. Levin karakteri üzerinden ise yazar, kendi felsefi sorgulamalarına yer verir.
Bu yönüyle kitap, hem dramatik hem de düşünsel bir zenginliğe sahiptir.