…Küreğin keskin kenarı dikey gelecek bir biçimde çevirdi ve aynı anda, hayatında ilk kez, kendi yaşamının akışına kendisinin karar verdiğini ayrımsadı.
Orada geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmişse tek bir dersi içeriyordu: Sevgi insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.
Leyla’nın sinirine dokunan Anne’nin bunu yapma hakkını kazanmamış olmasıydı. Konuyu Babi açsaydı, belki. Ama Anne? Bunca yıllık inzivanın, odasına kapanmanın ardından Leyla’nın nereye gittiğine, kiminle görüştüğüne, ne düşündüğüne şu kadarcık aldırmadan…haksızlıktı bu. Leyla kendini şu tencerelerden, tavalardan daha üstün hissetmiyordu; bir köşede unutabileceğin sonra canının istediğin an üzeride hak iddia edebileceğin bir eşya mıydı o?