İslâm dünyasının dogmatik uykuya daldığını ve bu yüzden modernite trenini kaçırdığını ileri sürmek için elimizde daha ikna edici delillerin bulunması gerekiyor.
İslâm toplumlarının Avrupa'daki pek çok yeniliğe bilinçli bir şekilde direndiğini; zira sekülarizm, pozitivizm, milliyetçilik, sömürgecilik, ucuz iş gücü, kapitalizm ve kıtalar arası köle ticareti gibi inanç ve uygulamaların toplumsal dokuyu bozacağına ve faydadan çok zarar getireceğine inandıklarını söyleyebiliriz. Bu anlamda İslâm dünyanın moderniteyle hesaplaşma serüveni bu direniş tavrıyla başlar.
Napoleon Bonapart: Allah Osmanlı sultanının şanını daim kılsın! Allah, Fransız ordusunun şanını muhafaza etsin! Allah, Memlükler'e lânet etsin ve Mısır halkını ıslah etsin.
Geniş ve özgür "dârülislam" toprakları dururken, hıristiyan idaresinde ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamanın ve gayrimüslim idaresine boyun eğmenin nasıl bir izahı olabilirdi?