Smyr

Hepimizin hayat yolculuğu çok çok farklı. Kimimiz büyük bir refah içinde dünyaya geldik, kimimiz karnını bile zor doyuran ailelerin evlatlarıyız. Dolayısıyla hayatta karşımıza çıkan engellerle baş etme imkânımız ve becerimiz son derece farklı. Dünyada her şey bizim kontrolümüzde değil, bazı avantajları ya da dezavantajları değiştirmek, yeniden şekillendirmek kolay olmayabilir. Bu sebepten dolayı da kendimizi başarısız, yetersiz görmek pek de işe yarayan bir bakış açısı değil sanki.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hastalanan, aksayan, sızlayan bir ruha sadece kendisini tanıtarak ve anlatarak şifa olamazsınız. Ötekinin olmadığı, sosyal bağların kurulmadığı, uğruna yaşanacak, ayakta kalınacak değerlerin ve anlamın olmadığı bir yol ve iyileşme arayışı ne yazık ki karanlığa mecburdur.
1000Kitap
Peki özünden uzaklaşan insana ne olur? Cevap verelim: Hastalanır. Bahsettiğimiz hastalık ruhun hastalanması elbette. Sürekli kaygılı, mutsuz, umutsuz, tatminsiz hisseden, uykuları yarım ve büyük bir boşlukta varlığını sürdürmeye çalışan milyonlarca insanla beraberiz. Ve bu insanlar bir çıkış arıyor kendilerine. Son dönemde popüler olan ritüeller, spiritüel koçlar, paganist yaklaşımlar, cadılık eğitimleri, bilinçaltı temizlikleri gibi türlü eylemlerin ardında yatan tek şey insanın hissettiği bu anlamsızlığı anlamlandırma ve bu çukurdan çıkma çabası.
1000Kitap
Değerlerden, toplumsal kurallardan, kültürel adetlerden, geçmişin bilgi birikiminden kısacası manevi olan her şeyden nefret ediyor yeni dünya düzeni. Bu değerler hakkında konuşanları çağ dışı, bağnaz, kültürsüz olarak yaftalıyorlar bir çırpıda. Gözle görülmeyen şeylere inanmayı modası geçmiş bir eylem olarak yorumluyorlar. Özetle insanı özünden uzaklaştırıyorlar.
1000Kitap
Ruhtan kastımız şu: Ruh, yani kalp, insanın özü, cevheri. Peki insanın özünde, kalbinde ne bulunur? Sevgi, merhamet, aşk, ahlâk, iyilik, adalet, hemhâl olma becerisi, sabır, tevazu, gölge ve denge. Peki içinde yaşadığımız çağ bunların hangisine değer verip bizleri o yöne sevk ediyor? Sosyal medyada, televizyonlarda, iş hayatında, ikili ilişkilerde bu saydığımız değerlerin kaç tanesinin önemi vurgulanıp idealize ediliyor? Sanırım hiç.
1000Kitap