Çekersin değil sözleşirsin, ahitleşirsin
Yaşamın içinde bazılarına çok basit gelen kaide, konuşulan kelimenin hayat üzerinde ki azim tesiridir. Sürekli ve çok kolay sarf ettiğimiz için belkide kıymetini idrak edemiyoruz ama realite bu, kelamda sihir vardır ve bizler iyi sihir veya kötü sihir yapar dururuz gün boyu.
Kınamak, eleştirmek kendinde kınadığın şeyi var etmek, var olmasına vesile olmaktır.
Kınamak alışkanlığının yer ettiği insanlara bakın, hayatta inancı veya gelenekleri neyi doğru kıldıysa onu yapmaya çalışan ve yapamayanları hakir gören yapıdadırlar. Ancak ince bir çizgi var, başka gözler tarafından görünenleri doğru yaparlar, yapmayanı görünce kınarlar. Oysa her nefis kendi sınavına tabidir, sen onun iradesinde değilsin ve onun arzularının boyutunu bilmiyorsun. Kınadığın kişinin arzularını sana taksak perişan olacaksın belkide, bilemezsin ama susabilirsin, anlayabilirsin.
Ağzımızdan çıkan sözleri doğru inşa etmedikçe, şaka olanlar dahil, hayatta bir düzelme beklememeli.
Şifayı kaptın demişler az biraz düşünsek ne büyük bilgelik var anlaşılır. Hastalandın demiyor hastalanmana rağmen, şifayı kaptın diyor. Sıhhatini kaybettin de en azından hastalandın deme. Şaka yapıyor, şakanın içinde her türlü bed olay sıralanmış, ağzına bal yesinde bal olmayan cümleler dökülemesin...
Afiyet gerek, afiyet gösteren ve anlatan ve çağrıştıran kelimeler gerek...
- Halid Emre Aslan