Mesele şu ki; bitkiler ve hayvanlar genlerine işlenmiş olanı asla kaybetmezler ancak insanlar, günden güne düşünen ama artık hayal kurmayı bırakan birer makineye dönüşüyorlar..
" Senden sonra kim isterse onunla olurum kuşkusuz..Tek bir kadının ya da kadınların..Ama asla başka bir kedinin değil.."
Alain'nın kedisini nasıl sevdiğini bu cümle anlatıyor bence...
Yeni evli olan Camille ve Alain kedileri Saha ile birlikte yaşıyorlar.
Alain, çocukluğundan beri büyüttüğü Saha'ya derin bir sevgi ve bağlılık duyar.Camille ise kendini bu bağın arasında sıkışmış,ötelenmiş ve değersiz hisseder.Bu duygular onu büyük bir kıskançlığının pençesinde esir eder.Alain'in kedisine olan bağlılığı onu her geçen gün daha da hırslandırır.
Zaman ilerledikçe,kıskançlık büyür,evliliğin temeli çatlar. Kedi,yalnızca bir evcil hayvan olmaktan çıkar;sevginin ve sahiplenmenin sembolüne dönüşür.
Sonunda Camille,Alain'i kazanabilmek için Saha'yı hayatlarından uzaklaştırmaya çalışır ve trajik bir yola başvurur.
Sevgi,bağımlılık,sahiplenme,özgürlük ve kıskançlığın zehirli hali üzerine yazılmış sarsıcı bir metin..
Ben çok ama çok beğendim kitabı,bir hayvansever olarak birçok yerde Alain'e hak verdim :)
Spoyler vermemek adına çok fazla detaya girmeyeceğim ama bence herkesin okuması gereken bir metin..
Dişi KediColette · Sel Yayıncılık · 2021363 okunma