Kadın olmak, bu dünyada başlı başına en zor şeydir.
Sanki kadın doğmak, yükle doğmak gibidir.
Şimdi bu koca dünyaya baktığımızda;
savaşlar, açlıklar, tacizler ve şiddetler…
Bütün bu yükü en çok kadınlar ve çocuklar taşır.
Babası tarafından şiddet gören kız çocukları,
eşinden şiddet gören kadınlar,
hiç uğruna hayatı elinden alınan kadınlar…
Ve bunca savaşın ortasında
yetim kalan çocuklar,
yalnız bırakılan anneler…
Kadın hep vardır;
ama onu sahiplenmek isteyen hep daha fazladır.
Baba, kardeş, eş…
Herkes bir yanından tutup
onu kendine ait kılmak ister.
Peki bir kadının yurdu neresidir?
Bu koca dünyada
neden kendine ait bir yer bulamaz?
Hangi hukuk, hangi adalet
bir kadının yaşamını gerçekten koruyabilir?
Kim verecek bunun cevabını?
Çünkü bu dünya,
kadın olmadan eksiktir.
Kadının dokunuşu ve sevgisi olmadan
hiçbir yer güzelleşmez.
Bir yerde bir anne, bir kız yoksa
o dünya hep yarım kalır.
Ama bazı insanlar,
onları hayattan koparır,