Ben yüzlerce kez toparlanmış
dağınık bir odayım,
her köşemde yorgunluk,
her çekmecemde susturulmuş bir fırtına.
Perdelerim solmuş,
ışık girse de ısıtamıyor içimi.
Raflarımda eski gülüşler,
birbirine yaslanmış, düşmemek için.
Kapım aralık,
ama içeri kimse girmiyor.
Belki de ben,
kimsenin elimi tutmasına izin vermiyorum...