Ah, niçin ondan hep elinden gelmeyen şeyler isteniyor,hiç onun arzusu sorulmadan,ne kadar acı çektiği merak edilmeden niçin ona böyle eziyet ediyorlardı?
Artık geri dönmesi imkânsız olan o hayatı, hayatını gömmüş bir ölü hâliyle görüp hüzünlü ve ümitsiz kaldı.Niçin ya Rabbim,niçin artık o hayat ölmüştü? Hem bir daha gelmeyecek şekilde...Niçin bir daha mümkün değildi? Bir kere mi olacaktı? Böyle hayatı sevdiren,her şeyi güzel gösteren o hayat,o büyük neşe... Artık onlar gitmişti, öyle mi?
Onun sesini öyle bir dinleyişi,onun yürüyüşünü öyle bir hissedişi,onun gözlerinin önünde öyle bir yanışı vardı ki bazen şevk ve özlemden, bazen keder ve tutkudan haykırmak arzularını güçlükle yeniyordu.