Mübadil kelime anlamıyla ‘başkasının yerine getirilmiş’ demektir.
Tarihimizde ki önemi ise Lozan toplantılarında ortaya atılan Mübadele Sözleşmesi 30 Ocak 1923te imzalanarak buna göre; Türk topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyruklarıyla, Yunan topraklarına yerleşmiş Müslüman dininden Yunan uyruklarının 1 Mayıs tarihinden başlayarak zorunlu mübadeleye tabii tutulmasıdır. Mübadillerin hiçbiri, Türk Hukumeti’nin izni olmadıkça Turkiye’ye, Yunan Hukumeti’nin izni olmadıkça da Yunanistan’a dönememesidir. (Mübadele, Istanbul’da oturan Ortodoksları ve Bati Trakya’da oturan Müslümanları kapsamayacaktı.)
Yeri geldiğinde temiz yeri geldiğinde vurgulu bir dil kullanılarak kitabin sürükleyiciliğin artması, sizi empatiye sürükleyecek öğelerin kullanılması, sayfalarca sürebilecek (belki bayabilecek, dikkat dağıtabilecek) bir duyguyu iki cümle çıplaklığıyla derinden hissettirebilmesi cabası diyebilirim.
17 yaşında kadınlık dönemine adım atan Ira’nin, en yılgın hissettiği anda bile silkelenip güçlenerek yoluna devam edebilmesi!
1923’te dinleri yüzünden hayatlarından, topraklarından, atalarından vazgeçmeye itilen güzelim insanlar ne yazık! İnsan nereye ait hissederse vatani orasıdır.
(İki kitaba aynı yorumu yapmaktan fazlası gelmiyor elimden.)
Böyle kitapları alma gafletine düşünce her zaman yazar hakkında araştırma yapma alışkanlığım vardır.
Ne yazık ki popüler kültür ve PR etkisiyle 'sözde satış rekorları kıran' kitap yazarının Sosyoloji bölümü mezunu olduğunu görmek beni endişelendirdi. 2000 kitaplık kütüphanemde maalesef verdiğim 26 Türk lirasına üzülüyorum.
Umarim benim düştüğüm gaflete düşmezsiniz!