Stephen

Stephen
@Stephen__
Kitaplar, karakterleri ve mekanları istediğim şekilde hayal etmeyi yapabildiğim tek yer...
111 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Süper Güçlerin Gölgesinde Bir Ego Savaşı”
7/10
·368 syf.·
2026 19. kitabı
V.E. Schwab’ın adını çok duyduğum ve uzun zamandır merak ettiğim romanı Vicious (Vahşi) ile nihayet serinin ilk adımını attım. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey tam olarak şu oldu: Kötü bir kitap
VahşiVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus · 2018604 okunma
Davet Var, Hikâye Yok!
4/10
·392 syf.·
2026 18. kitabı
“Ande pliego you are fatally invited” benim için güçlü bir fikirle başlayıp bunu tatmin edici bir hikâyeye dönüştüremeyen bir kitap oldu. Başlangıçta merak uyandıran “davet” teması ne yazık ki ilerledikçe zayıf bir kurguya teslim oluyor. Olay örgüsünü dağınık buldum ve en büyük hayal kırıklığını da finalde yaşadım; hikâye neredeyse hiçbir yere bağlanmadan sona eriyor. Okurken en çok eksikliğini hissettiğim şey heyecandı. Gerilim kurulmaya çalışılmış ama bende hiçbir noktada gerçek bir merak ya da tansiyon yaratmadı. Bu yüzden kitap boyunca kopuk bir okuma deneyimi yaşadım. Karakterler de bana oldukça yüzeysel geldi; derinlikleri olmadığı için onlarla bağ kuramadım. Yine de bunun yazarın ilk kitabı olduğunu düşününce bazı eksiklikleri daha anlaşılır buluyorum. Ortada aslında değerlendirilebilecek bir fikir var, ancak bu fikir güçlü bir kurgu ve daha sağlam bir anlatımla desteklenememiş. Genel olarak benim için beklentinin altında kalan, özellikle kurgu açısından ciddi şekilde geliştirilmesi gereken bir ilk roman oldu.
Ölüme DavetlisinAnde Pliego · Juno Kitap · 202681 okunma
“Korkunun Ötesinde: Hafıza ve Mekân”
9/10
·328 syf.·
2025 37. kitabı
Marcus Kliewer’in ilk romanı We Used to Live Here, klasik bir “haunted house” hikâyesi gibi başlasa da kısa sürede psikolojik gerilime ve varoluşsal sorgulamaya dönüşüyor. Charlie ve Eve adlı genç çiftin yeni taşındıkları evde kapıyı çalan yabancı bir aileyle başlayan hikâye, giderek tehditkâr ve rahatsız edici bir atmosfere bürünüyor. Romanın en güçlü yanı, okuru sürekli belirsizlik içinde bırakması: Ev mi lanetli, yoksa Eve’in zihni mi çözülüyor? Bu ikilem, anlatıyı sıradan bir korku hikâyesinden çıkarıp hafıza, aidiyet ve kimlik üzerine düşündüren bir metne dönüştürüyor. Eve’in zihinsel çözülüşü, mekânın geçmişle kurduğu bağ ve “burada yaşamak” fikri, romanın felsefi derinliğini oluşturuyor. Kapan hissi, klostrofobik atmosfer ve giderek artan gerilim, kitabı sürükleyici kılıyor. Ancak bazı okurlar için olayların hızlı gelişmesi ve karakter derinliğinin sınırlı kalması zayıf bir nokta olabilir. Yine de Kliewer’in dili ve kurgusu, türü sevenler için tatmin edici bir deneyim sunuyor. Sonuç olarak We Used to Live Here, yalnızca bir korku romanı değil; hafızanın kırılganlığı ve mekânın kimlik üzerindeki etkisini sorgulatan bir varoluş deneyimi. Korku ve gerilim seven okurlar için kesinlikle denemeye değer
1000Kitap
Biz Eskiden Burada YaşardıkMarcus Kliewer · Nox Yayınları · 2025193 okunma