Nereden geldiğini, kim olduğunu asla unutma çünkü etrafındaki kimse unutmaz bunu. Kendi gerçeğini güce çevir. Böylece hakkında ki gerçek asla zayıf noktan olmaz. Gerçeğin senin zırhın olsun ki, kimse seni o gerçeği kullanarak incitemesin.
Hepimiz bir gün en sevdiğimizden vazgeçtik…
Tanrı’nın ilk terk edişi gibi; sessiz, ağır ve geri dönüşsüz.
Ama o gün sadece bir terk ediş değildi.
Bir öfke vardı havada — kutsal olanla kirli olan arasında sıkışmış bir isyan gibi.
Tanrı, en çok sevdiğini elleriyle itti boşluğa.
Kanatlar paramparça oldu. Işık, siyaha bulandı.
Ve o düşüş anında…
İnsan gözlerini göğe çevirdi bir kez daha.
Ne af diledi, ne soru sordu.
Sadece baktı.
Son kez.