Geri dönüşü imkansız bir felaket tarafından en değerli bağlarından koparılanların duygularını, ruhların düştüğü boşluğu ve yüzlerden okunan çaresizliği tarif etmeme gerek yok sanırım. Her gün gördüğümüz ve varlığını varlığımızın bir parçası gibi benimsediğimiz kişinin sonsuza kadar aramızdan ayrılbileceğini, sevdiğiniz o gözlerdeki ışıltıının sönüp gittiğini ve kulaklara öylesine aşina ve kıymetli gelen bir sesin susabileceğini bir daha hiç duyulmayacağını akla
kabul ettirmek öyle uzun zaman oluyor ki… İşte ilk günlere ait düşüncelerim bunlardı ama akıp giden zaman felaketin gerçekliğini yüze vurunca asıl acı da kendini gösterdi ne var ki çok değerli bir bağı o kaba el tarafından çekilip koparılmamış kim var ki aramızda?