Stera Akman

Stera Akman
@Steraakman
biz yabancıları sevmeyiz yerlilerden de nefret ederiz Bakurî 𓃵
Karadeniz Technical University
İstanbul
228 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·303 syf.··
2025 1. kitabı
Akın Savaş Toklu’nun Sana Daldım İstanbul adlı eseri, yazarın farklı şehirlerdeki yaşam deneyimlerini içten bir dille aktardığı bir anı kitabı. Kitap, sadece kişisel bir hikâye değil, aynı zamanda insanın yaşadığı anları nasıl algıladığını ve geçmişe nasıl baktığını sorgulatan bir anlatı sunuyor. Yazar, insanın estetik ve doğayla kurduğu bağın, ancak temel ihtiyaçları karşılandığında anlam kazandığını şu sözlerle ifade ediyor: “Bence insanların gökyüzünün rengini, parlak güneşin sıcaklığını, açan bir çiçeğin güzelliğini, havada uçan kuşun özgürlüğünü algılayabilmesi için, karnının tok sırtının pek ya da delikanlılık çağının çoktan geçmiş olması gerekir.” Aynı zamanda, kitabın satır aralarında zamanın akışı ve anıların değeri üzerine derin düşünceler yer alıyor. Yaşanan anların ancak geride kaldığında bir anlam kazandığını ve zihinde nasıl şekillendiğini şu şekilde anlatıyor: “An, içinden çıkıldıktan sonra anı oluyor, uzaktan bakınca hatırlıyor insan o gri martıyı yahut o gün ne kadar üşüdüğünü…” Bu noktada, yazarın hayata ve kendi geçmişine dair farkındalığı dikkat çekiyor. Kitabı kaleme almasının ardındaki motivasyonu ise şu sözlerle özetliyor: “Evet ben yaşadığım hayatın sıra dışı ve paylaşılmaya değer olduğunu düşündüm ve yazdım.” Sana Daldım İstanbul, sadece bireysel bir anı kitabı değil; aynı zamanda insanın yaşama, zamana ve anılarına bakışını sorgulatan bir metin. Yazarın yolculuğu boyunca biriktirdiği hisler ve düşünceler, okuyucunun da kendi geçmişiyle kurduğu bağı sorgulamasına neden oluyor. Ayrıca kitabın telif gelirlerinin İstanbul Tıp Fakültesi öğrencilerine burs olarak bağışlanması da eserin toplumsal bir katkı sunma amacını göstermektedir.
İnsan ve Hayat
Sana Daldım İstanbulAkın Savaş Toklu · Epsilon Yayınevi · 20247 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Beğenmedim. Kitabı yarım bıraktım çünkü kitap değil günlük gibi. Üniversiteli bir kızın edebi dilden yoksun abartılı, dualarla şişirilmiş aşkını anlatımı var. Kitabın sonu nasıl bilmiyorum. Yarısına kadar okuyup zaman kaybettiğimi hissettiğim için bıraktım. Kürt edebiyatı yapması hoşuma gitmedi. Şimdi burda "kitabın ismi belli, okumasaydın o zaman" diyen tosbikler olacaktır. Asıl meseleyi kaçırmayın. Mehmed uzun gibi nitelikli kalemler varken bu mecrada, bu kitap tamamen zaman kaybı.
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
Gösteri Toplumu
Puan vermedi·240 syf.··
2022 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 00:44
Yaşamını medyatik uygarlığın ötesinde, herkesten uzakta ve gizlice tamamlamış olan Guy Debord, 20. yüzyılın ikinci yarısının en önemli şahsiyetlerinden ve kâhinlerinden biridir. Gösteriye katılmayı reddeden bir radikaldir! Debord'un Gösteri Toplumu adlı kitabı, yıkıcı olduğu kadar tarihe de direnebilmiş bir eserdir. 70'lerde yayımlandığında şok yaratmış, 80'lerde ise hayatın doğruladığı bir metin olarak kabul görmüştür. Egemenliğini tüm dünyada çoktan kurmuş ve gündelik dile geçirmiş olan "Gösteri Toplumu'nu ilk kez tanımlayan ve adlandıran Debord, kapitalist iktisadın ve meta dolaşımının uzantısı olarak nitelendirdiği gösteri egemenliğinin sosyalist oldukları iddiasında olan ülkelerde de var olduğunu; dünyanın yeniden tek bir pazar haline geleceğini ve bürokratik iktidarların da Amerikan tipi gösterinin hâkimiyeti altına gireceğini söylemiştir. Gösteri Toplumu'nda tek kelimeyi bile değiştirme gereğini duymadan yıllar sonra kaleme aldığı Gösteri Toplumu Üzerine Yorumlar'da mafya, terörizm, polis devleti gibi olguların nasıl gösterinin bir parçası haline geldiklerini anlatmaktadır. Gösteri Toplumunda, kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasına dönüşür, sahteleşir. tüm dünya aynı gösterinin sahnesidir artık; hepimiz aynı gösterinin oyuncusu ve seyircisi oluruz. tarihsel bilgiyi yok etmek, özgünlük görünümü altında sansürü genelleştirmek, gösterinin vazgeçilmez ikizi olan terörizme girişmek, doğruyu bir yanlışlık anı yapmak, öznelliği silmek gösteri toplumunun söylemini oluşturur. bu umutsuzluk kitabı, hapishaneye dönüşmüş bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne serer. antikçağdan günümüze, zaman kavramından mekân kavramına, şehircilikten turizme ve kültürel tüketim soytarılığına kadar her alana uzanan Gösteri Toplumu'nun labirentleri arasındaki yolculuk kitabın
Araştırma-İnceleme
Gösteri ToplumuGuy Debord · Ayrıntı Yayınları · 20211,193 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 22. kitabı
Zweig okumaya başlamak için "ilk" olarak seçilebilecek en güzel kitaptır. Din ve tanrı'yı aramak konularına Zweig gözüyle bakmak, kendisine inandığı için hata yaptığını tanrının yüzüne haykıran Rahel'i okumak, üçüncü güvercinin inancını ve bağlılığını kaybetmesini izlemek, Virata'nın günahsız diye girdiği her yoldan bir günahla çıktığını görmek ve bunları sadece 70 sayfa içinde yapabilmek... Savaşın, egonun ve öfkenin tasvir edildiği bir solukta okunacak Zweig'ın kitabı. 3. güvercin elbet bir gün zeytin yaprağıyla sahibine geri dönecek, elbet bir gün bir aslında bir hiç olduğumuz fark edilecek, elbet bir gün öfkemizi kontrol altına alabileceğiz. Stefan Zweig Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor
1000Kitap
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Puan vermedi
İkinciel bir kitapçıda tesadüfen bulduğum ve sevdiğim bir kitaptır. Yazarın bir manastır ziyaretinde eline geçen, orada daha önce yaşanmış keşiş Medardus'un anılarını kaleme almasını anlatan notuyla başlar kitap. Aziz Antonius adlı bir kimsenin şeytanla karşılaşması ve şeytandan, insanı yoldan çıkaracak olan iksir şişelerini alması ve saklaması öyküsü anlatılır. Söz konusu bu iksirler manastırda kutsal emanetler arasında saklanmaktadır ve kahramanımız Medardus'un bu şişelere olan merakına yenik düşmesiyle başlar ancak kitabın vermeye çalıştığı asıl nokta, deliliğin, kötülük isteğinin genlerle birlikte nesilden nesile taşındığı gerçeğidir. Bu gerçek yazar tarafından kitabın tamamına yayılmıştır. Orta çağa hakim olan soy esasının, sanayi devrimiyle birlikte toplumsal ve tarihsel dönüşümünü tamamlayıp yerini burjuvaziye bıraktığı görüşü de kitapta yerini almaktadır. Dilinin güzelliği ve akıcılığı keşiş Medardus'un sinir krizlerini, gördüğü rüyaları ve hezeyanlarını anlatırken bile ağırlığını korur. Kitaplığınızda yeri olan bir kitaptır. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
1K
Şeytanın İksirleriE. T. A. Hoffmann · Can Yayınları · 2014414 okunma