Kapımı çalan çok, içimi gören yok.
Sorular çok, cevaplarım suskun.
Göğsümde paslı bir çan,
her vuruşunda eski bir isim çınlar.
Yüzüm dimdik,
içim enkaz.
Beni güçlü sananlara aldanmayın;
taşıdığım şey irade değil,
yarım kalmış vedalardır.
Gece olunca hesap açılır.
Işıklar söner, savunmam düşer.
Bir annenin gölgesi uzar duvara,
bir kardeşin sesi rüzgâra karışır.
Ben yine susarım.
Ey sabrı erdem sayanlar,
bilin ki sabrım mermer değil;
çatlak dolu.
Yazın bir kenara:
Gözyaşı akmadı diye
acı eksik değildir.
Bazı yangınlar duman vermez.
Payıma düşen metanet değil,
ağırlıktır.
Ve ben her sabah