Kitap on iki bin yıl öncesinde avcı topalayıcı olarak yaşam süren küçük obalardan oluşan bir tarihi dönemi Göbeklitepe Tapınağı'nı konu almıştır.
Sarıca, Çira ve Çira'nın oğlu Tırnak kitabın ana karakterlerini oluşturmaktadır.
Kitapta tuzun ilk bulunuşundan ilk savaşın nasıl başladığı buğdayın ilk bulunduğu iyiyinin kötüyle verdiği mücadeleyi harika bir anlatımla şahit olmamıza vesile olmaktadır.
Çira'nın oğlu Tırnak dünyaya geldiğinde tüysüz ve bir yumurta kadar beyazdır. Oba halkı çocuğun lanetli olduğunu düşünüp çocuğu öldürmek istemişlerdir. O sırada olağanüstü bir olay gerçekleşmiş ve gökten ateş topları yağarak bütün oba insanları orada ölmüştür. Üç kişi hariç...
Tüm hikaye aşk savaş tam olarak herşeyin bittiği anda yeniden başlamıştır....
Göbeklitepe ölümle yaşam arasında bir göbek bağı ölülelerin ayinlerle toprak anaya sunulup başka bir ruhtan geri var olacaklarına inancını simgelemektedir.
Kitabı okurken tarihi yaşıyor gibi hissettim. Yazarın anlatım dili yalın ve kurgusal aynı zamanda tarihe ışık tutar nitelikte önemli bir eser olarak beni çok etkiledi.
Keyifli okumalar diliyorum
Alıntılar
"İnsan ancak ders ile eğitilirse yeteneklerinin farkına varabilir, kendini gösterebilir. Eğitilmeyen insan israftan başka nedir ki?"
"Bir avcının hakkını araması her zamanı şamildir, adalet ise herkes için en doğru davranış... Bedel ne ise ödenmelidir."
"İyilik yapmak yetmez, oğlum; iyi de olmak gerekir!"
Bütün insanlar bu dünyayı ziyaret eden ruhlardır ve ruhlar asla ölmezler."
"Herkes, kendi karakterinin mimarıdır."
"Yüzü ve dış görünüşü güzel ise, onun içi de güzeldir. Çok kahkahalıdan ayrıl; ağırbaşlılık tebessümle kaimdir."
"Aklını kullanarak insan dünyayı adil ve herkes için daha güzel bir yer yapabilir. Rabb'in istediği bu olsa gerek."
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,1bin okunma
Jose Saramago | Körlük
Kitapta yer alan ana karakter sıfat adları Doktor, Doktorun karısı, Birinci kör, Birinci körün karısı, Koyu renk gözlüklü genç kız, Şaşı oğlan, Siyah göz bantlı ihtiyar.
Bir adam trafikte yeşil ışığı beklerken birden kör olur. Bildiğimiz körlüğün tam aksine bembeyaz görür her yeri ardından doktora gider ve tanımını koyamayan doktor çalışma odasında araştırma yaparken o da beyaz kör olmuştur artık.
Sonra salgına dönüşen bu beyaz körlük adını bilmediğimiz tüm şehir ve Ülkede yayılır.
Bir karantina ortamı oluşturulur ve kör olanlar orada tutulmaya başlanır.
Çok ağır şartlarda geçen karantina günleri kendi çıkardıkları yangın ile son bulur ve sağ çıkan körler ve sadece gözleri kör olmayan tek kişi olan doktorun karısı önderliğinde oradan uzaklaşıp bambaşka zorluğa doğru gider özgür körler.
Kitabı okurken görürken kör olmak nasıl bir his yaşamış kadar derinden hissedebiliyor ve tüm yaşananlara tanıklık etmiş kadar oluyorsunuz. Akıcı sade bir dil ile yazılmış bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Okumanızı tavsiye ediyorum.
Keyifli okumalar
Alıntıları (altını çizdiklerim )
"Beyaz bir karanlık”
”Zaten herkesin bildiği gibi kötülük yapmak her zaman en kolayıdır.”
"Gerçeğin amaçlarına ulaşması için çoğu zaman yalanla üzerinin örtülmedi gerekir.”
”Kadınlar birbirlerinin içinde yeniden doğarlar, namuslular orospuların içinde doğarlar, orospular namusluların içinde doğarlar.”
"Hayatta her şeyin göreceli olduğunu unutmayalım.”
"Yarın başka bir hayattır.”
"Kurbanın cellat üzerinde hakkı yoksa o zaman "adalet” yok demektir, insanlık da. “
"Cevaplar her zaman kendilerine gerek duyulduğunda gelmezler, çoğu zaman da cevabı bekleyerek öylece kalmak, mümkün olan tek cevaptır.”
”Çok fazla sözcüğümüz var demek istiyorsunuz, Çok az duygumuz var demek
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma