Satıgül

Puan vermedi·57 syf.··
2026 1. kitabı
Franz Kafka | Babaya Mektup Bu eser yazarın babasına serzenişi olup asla yerine ulaşmayan bir itiraf niteliğindedir. Bu mektupta Kafka babasının gölgesinde nasıl yalnızlaştığını aşağılandığını tüm çıplaklığı ile anlatmıştır. Bu dizleri yazarken yaşadığı bu dışlanılmış hayata rağmen suçu yalnızca babasında aramamış ve üslup konusunda oldukça seviyeli ve sağlam bir duruşla hayran olunası kaleminden bu eseri günümüze taşımıştır. Bu kitabı okurken derinden etkilendim. Sevgisiz büyümüş çocuklar dışlanılmış hayatlar ebeveynlerin daha kendini yetiştirmeden çocuk dünyaya getirip onların psikolojilerini alt üst etmiş olduğuna bu kitapla bir kez daha şahitlik ettim. Günümüzde de maalesef tüm yaşanan bu olayların bu insanlık dışı dediğimiz hikayelerin en ana kökeninde bu tür aile dramları yatmaktadır. Okumanızı tavsiye ederim Ketifli okumalar ”Evlenmek, bir aile kurmak, doğmak isteyen bütün çocukları kabullenmek, bu güvenilmez dünyada onları var etmek ve hatta biraz da yol göstermek benim inancıma göre bir insanın ulaşabileceği en yüksek noktadır.” Ve son olarak burada mesele şu en yüksek nokta değil, ona uzaktan, ancak makul bir yaklaşmadır; öyle ya, güneşin doğrudan ortasına uçmak gerekmez, ama güneşin arada bir vurduğu ve insanın azıcık ısınabildiği dünyanın temiz bir köşesine gidip sığınmak yeterlidir.”
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·208 syf.··
2025 6. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 09:09
Georgi Gospodınov | Bahçıvan Ve Ölüm “Korkacak bir şey yok” Babam Kitap otobiyografik kurgu dalında yazılan bir eserdir. Yazar kitabın en başında babasının öleceğini söyler ve kitap bitmeden hikayenin ortasında babası artık yaşamıyordur. Kitapta babanın ölümünün yanı sıra Kurgunun yaşandığı Bulgaristan’ın etnik kökeninede değinmeler olmuştur. Kitabı okurken ölümün soğuk yüzünü tüm çıplağı ile hissediyorsunuz. Ölüm yaşamımız boyunca en yakınımızda hissettiğimiz en derin duygu ve yaşama düşüncesine bile tahammül edemediğimiz korkunç bir gerçektir. Ve bu geçekle bu kitapta yüzleşirken ağlamaktan okuyamadığım zamana yayıp sindirirerek okuduğum anlar oldu… Duyguların en derinlerine varmanız adına okumanızı tavsiye ederim Keyifli okumalar diyemeyeceğim bu defa çünkü her bir satırında boğazınız düğümlenecek… ”Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” ”Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumuz söylenebilir mi?” ”Ve kelimelere inanan ben, kelimesiz kalmıştım...” ”Cennet, acının dinmesi olmalı.”
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2025 5. kitabı
Yazarın ölmeden önce yazdığı son eserdir. Tamamlanmamış yarım kalmış bu kitap Zweig'ın ölümünden sonra yayınlanmıştır. Bir subay kızı olan Clarissa manastır okulunda eğitimimini tamamlar. Savaşın gölgesinde bir yaşam Süren Clarissa düşman bir askere aşık olur ve hayatı boyunca bu aşkın esiri olur ve tüm hikayesi yarım kalır. Çok sevdiğim yazarın bu eserini de keyifle okudum ve içimde bir şeyler eksik yarım kaldı... Keyifli okumalar "Dünyanın yeni bir düzene ihtiyacı var. O doğrultuda çalışmak gerekir. Tolstoy gibi, en iyilerin yaptığı gibi" "insan bir yere ya da birilerine ait olduğunu bilirse o yer ve o insanlarla ortak yanlarını hisseder, yabancı bir yerde ise daha çok yalnızlığını hisseder." "İnsan hayatı yalnızca bir şeyi dört dörtlük yapabilir... yalnızca tek bir şeyi, ama onu da tam yapmak gerekir." "Zamanımızın ruhu bu; seçimlerden hemen önce parlamenterlerin aklına gelir ve parlamenterler onların yanlarına gider ve oy ister. Ah, ben onları seviyorum; o basit insanları, hırslı olmayan, sesi çıkmayan, kendi halinde olan o insanları seviyorum; onlardır katı ama adil olan. Kutsal Kitap'a göre dünya onların üzerine kurulmuştur."
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
9/10
·192 syf.··
2025 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 23:09
Zülfü Livaneli | Bekle Beni Cehalet, bilgiyi; karanlık, aydınlığı boğuyordu bu topraklarda. Leyla ile Selim’in dönemin en ağır işkence ve baskıların içinde aşklarını en zor şartlar altında yaşamaya çalıştıkları bir tarihe tanıklık ediyoruz bu kitapta… Her bir satırı ruhuma işleyen bu kitabı okurken bir kez daha tarihin karanlık yüzüne şahitlik ettim ve dönemi en iyi şekilde bize yaşatan çok kıymetli yazar Zülfü Livaneli’ye çok teşekkür ederim bu eseri bize sunduğu için kalemine yüreğine sağlık. Alıntıları ”İşkence,insanın kötü zekasının sonucu;bir sanat gibi tasarlanmış,bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş,bir zevk gibi kullanılmış.Hayvanlar öldürür,parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez.İnsansa bu dünyada hem mucit hem kurban hem de cellat.” ”Ve o anda şunu hissettim Selim: Vatan haini değildik; bizi vatandan uzaklaşmak zorunda bırakanlardı hain.” . Cehaletin övgüsünü yapıyorlar Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.”
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2025 3. kitabı
Kitap on iki bin yıl öncesinde avcı topalayıcı olarak yaşam süren küçük obalardan oluşan bir tarihi dönemi Göbeklitepe Tapınağı'nı konu almıştır. Sarıca, Çira ve Çira'nın oğlu Tırnak kitabın ana karakterlerini oluşturmaktadır. Kitapta tuzun ilk bulunuşundan ilk savaşın nasıl başladığı buğdayın ilk bulunduğu iyiyinin kötüyle verdiği mücadeleyi harika bir anlatımla şahit olmamıza vesile olmaktadır. Çira'nın oğlu Tırnak dünyaya geldiğinde tüysüz ve bir yumurta kadar beyazdır. Oba halkı çocuğun lanetli olduğunu düşünüp çocuğu öldürmek istemişlerdir. O sırada olağanüstü bir olay gerçekleşmiş ve gökten ateş topları yağarak bütün oba insanları orada ölmüştür. Üç kişi hariç... Tüm hikaye aşk savaş tam olarak herşeyin bittiği anda yeniden başlamıştır.... Göbeklitepe ölümle yaşam arasında bir göbek bağı ölülelerin ayinlerle toprak anaya sunulup başka bir ruhtan geri var olacaklarına inancını simgelemektedir. Kitabı okurken tarihi yaşıyor gibi hissettim. Yazarın anlatım dili yalın ve kurgusal aynı zamanda tarihe ışık tutar nitelikte önemli bir eser olarak beni çok etkiledi. Keyifli okumalar diliyorum Alıntılar "İnsan ancak ders ile eğitilirse yeteneklerinin farkına varabilir, kendini gösterebilir. Eğitilmeyen insan israftan başka nedir ki?" "Bir avcının hakkını araması her zamanı şamildir, adalet ise herkes için en doğru davranış... Bedel ne ise ödenmelidir." "İyilik yapmak yetmez, oğlum; iyi de olmak gerekir!" Bütün insanlar bu dünyayı ziyaret eden ruhlardır ve ruhlar asla ölmezler." "Herkes, kendi karakterinin mimarıdır." "Yüzü ve dış görünüşü güzel ise, onun içi de güzeldir. Çok kahkahalıdan ayrıl; ağırbaşlılık tebessümle kaimdir." "Aklını kullanarak insan dünyayı adil ve herkes için daha güzel bir yer yapabilir. Rabb'in istediği bu olsa gerek."
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,1bin okunma