"Sevginin doğası böyledir," dedi Vashet. "Onu tanımlamaya teşebbüs etmek insanı delirtir. Zaten şairlerin durmaksızın bir şeyler karalamaya iten de budur. Biri sevgiyi bütünüyle kâğıda dökebilse diğerleri kalemlerini bırakacaktır. Ama bu mümkün değildir."
Bir parmağını kaldırdı. "Lakin sadece bir budala sevgi diye bir şey olmadığını iddida edebilir. İki genci yaşlı gözlerle birbirlerine bakarken görürsen sevgi oradadır. O kadar yoğundur ki ekmeğinin üstüne sürüp yiyebilirsin. Bir anneyi çocuğuyla beraber görüncde sevgiyi de görürsün. İçinde fırtınalar kopardığını hissedince ne olduğunu bilirsin. Kelimere dökemesen bile."