Günün anlam ve önemini anlatan hatta o dönemi yaşayan ve komutan olan bir adamın sözlerini paylaşmak istiyorum. Bu sözler ülkemizde pek de tanınmayan birine ait. Bu adam herkesin örnek alması gereken bir devlet adamıdır. 18 Mart Çanakkale savaşında büyük rol oynayan bir komutan ve devlet adamı Selahattin Adil Paşa'ya ait.
“Çanakkale Savaşları, az zamanda yetiştirilen, gerek Balkan Savaşı’nda uğradığı yenilginin verdiği acıdan gelen ve bir kat daha artan duygusal vatanseverlik, gerek durumun memleketin geleceği için doğuracağı tehlikeli ve belki yurdun parçalanmasını gerektirecek haller, bütün ordu mensuplarını en yüksek fedakârlığı yapmaya sebep olmuş, en büyüğünden, en küçüğüne kadar bütün millet birbirine rekabet edercesine görevini yapmaya azmetmiştir. Bu düşünce ile ordumuzun muvazzaf ve yedek sınıfları bu uğurda hayatlarını feda etmeyi seve seve kabul etmişler, illet en seçkin ve yetişmiş evlatlarını Çanakkale siperlerinde bırakmış ve başarımızı sağlamıştır. Bu savaşlarda şehit ve yaralı olarak uğradığımız kayıplar 300 bine yakındır. Çanakkale Savaşları ayrım yapmaksızın bütün yabancı ülkelerde olduğu gibi, en seçkin bir yerde her zaman önünde saygı ile eğileceğimiz bir Meçhul Asker milli anıtı ihmal edilmiş ve onlara teşekkür borcumuz unutulup gitmiştir. Milli ülkü ve duygular ancak ölmeyen bu gibi milli anıtlarla yükselir ve milleti yükseltir."
Şehitlerimizin Ruhu şad olsun ve mekanları cennet olsun.
Plevne savunması sona erdiğinde Bulgar halkı kasabaya girmiş ve yaralı Türklerin hepsi katledilmiş, kemikleri de gübre fabrikalarına satılmıştır. Avrupalı devletler de savaşın sonunda müzakereler için bu kırımları da sebep olarak göstermiştir.
Mülteci Türk sayısı 230.000-1.5 milyon arasında farklı tahminlerde ifade edilmektedir. Mark Levene, bu kırımların Avrupalı devletlerce pek dikkate alınmadığını belirtmiştir.