Büşra Atagün

Büşra Atagün
@Strumaaa
9 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
"Bu sefer inanmak ve ümit etmek kabiliyetini ben kaybetmiştim, içimde insanlara karşı öyle bir itimatsızlık, öyle bir acılık peyda olmuştu ki, bundan zaman zaman kendim de korkuyordum."
Reklam
iki yılda ikiyüz yıl yaşadım tattım iki yılda daniskasını acının umudun ve kızgınlığın ağaçlar birdenbire yaşlı aynalar birdenbire eski sokaklar birdenbire ters birdenbire kayıp gitmiş gibi altımdan toprak iki yılda ikiyüz yıl yaşlandım
Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın. Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın. Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın. Mavi bir gök yüzümüz olsun, kanatlarımız Dokunarak uçalım. İnsanlardan buz gibi soğudum İşte yalnız sen varsın. Öyle halsizim ki hiç sorma anlarsın.
Öylesine
~Senfoniya dîle min~ daha etkileyici bir şarkı sözü duymamıştım
Devam ettirinnn
İnsan en çok yaralandığı yerden sarılmak istemez aslında. Sarmak,sarmalanmak da değildi birine ya da bir söze Anlaşılmak isterdi herkes Kimsenin dinlemediğini bildiği halde Oysa çığlık çığlığaydı yürekler,haykırıyorlardı Hepsinin derdi aynıydı Herkes yüreğinin feryadını susturmak istiyordu. Kolaydı yürek feryadını susturmak bu çağda, Köhnemiş bütün yürekler, tıpkı yara bandı gibi kullanılan aşklar gibi Ömrü boyunca kanayacağını bilse de niye takardı insan yüreğine yara bandını? Hem yara bandı yeter miydi yarayı kapatmaya Tazelemez miydi her defasında yarayı Acıtmaz mıydı çıkarınca Bir yara ancak aynı başka bir yarayla sarılırdı Tuhaftı değil mi? Aynı iki yaranın birbirini daha fazla kanatması beklenirdi oysa ki, Ama insanın müthiş yazgısıydı bu işte Aynı yarayı başkasında bulunca kapanırdı Tıpkı...
Reklam