the son

the son
Kamu sektörü
Doktora öğrencisi
Ankara
73 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
8/10
·664 syf.·
2021 35. kitabı
Yazma Hikayeleri, Editör Duran Boz un sanırım 78 yazar ve şairin yazma macerasına nasıl sürüklendiklerinin (!) hikayelerini derlemesi ile oluşmuş gayet güzel faydalı bir çalışma. Ben okuduğum eserin yazarının yazma hikayesini merak ederim. Hangi etkenler onu yazmaya teşvik etti? Nasıl başladı? Deriz ya hayatımızdaki kırılma noktaları. İşte bu kitap yazarların kendi hayatlarındaki ilk kırılma noktalarını(edebi dünya ile içli dışlı olmakta sonuçlanan kaderlerini) kendi kalemlerinden öğreniyoruz. Kitap okurları için oldukça zihin açıcı ve ilham verici bir derleme. Benim dikkatimi 2 şey çekti bu eserde: 1- ortaokul ve lisede Türkçe - Edebiyat öğretmenlerinin, nisbeten okuma- yazmaya istekli öğrencilerini keşfedip, onları yönlendiren, teşvik eden ve gelecekte bir yazar olmalarında ne kadar önemli olduklarını gördüm. 2- Belki biraz Editör ün hemşehri torpili de :)olabilir ama Kahramanmaraş yöresinden ne kadar çok yazarımız varmış! Kahraman ünvanının hakkını vermişler kendi adlarına doğrusu. Daha önemli olan ise elimizin altında kütüphanemizde duran kitapların nasıl olup da ortaya çıktığını biraz daha yakından görünce o kitapların arkasındaki zorlu hikayeleri düşününce edebiyat dünyasında emek verenlere saygımız artıyor ve yazarların her bir cümlesini oluştururken harcadıkları emeği zahmeti fedakarlığı hissedebiliyoruz. Kitabın sonunda yazarların kısa biyografileri ve sanat, edebiyat, yazı ve yazmaya dair okuma listesine yer verilmiş. Kim bilir belki ilerde, yazar olma hayalinin/düşüncesinin, bu platform sayesinde gerçek olduğundan bahseden yazarların hikayelerini okuruz bi yerlerde.
Yazma HikayeleriDuran Boz · İz Yayıncılık · 201916 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·88 syf.·
2021 26. kitabı
Nejat Muallimoğlu’nun Bütün Yönleriyle HİTABET kitabında dünya çapında en iyi hitabet örneklerine yer verilmiş. Orhan Pamuk un Babamın Bavulu kitaptaki özellikle Aralık 2006 tarihli Nobel Edebiyat Ödülü konuşması da çok güçlü ve etkileyici bir hitabet örneği. Orhan Pamuk un hitabet yönüne de hayranlık uyandırıyor. Her bir cümlesi anlamlı ve mesaj dolu. Konuşmanın, samimi havasını ve akıcı üslubu hissediyoruz. “Babam gittikten sonra bavulun etrafında bir kaç gün ona hiç dokunmadan aşağı yukarı yürüdüğümü hatırlıyorum. Küçük, siyah, deri bavulu, kilidini yuvarlak kenarlarını ta biliyordum. Babam kısa süren yolculuklara çıkarken ve bazan da evden iş yerine bir yük götürürken taşırdı onu. Çocukken bu küçük bavulu açıp yolculuktan dönen babamın eşyalarını karıştırdığımı, içinden çıkan kolonya ve yabancı ülke kokusundan hoşlandığımı hatırlıyorum..” Stockholm konuşmasının başından bir kesit aldığım O. Pamuk’un sadece bu hitabetinde değil diğer 3 konuşmasında da beni en çok etkileyen yönü kendi yerel hikayesini evrensel bir dil ile anlatmasıydı. Sadece ülkesini kendi kültürünü değil dünyayı ve bir çok kültürü tanıyan yazarlarımızın bu düzeyde etkileyici, tarihi ve aynı zamanda evrensel bir konuşma yapabilmesi şaşırtıcı değil. Bu kitabı okuyunca Orhan Pamuk un kendi yazarlık hikayesi ile birlikte en etkileyici hitabet örnekleri ile karşılaşacak, ayrıca yazarımızı biraz daha yakından tanıyarak kendisine daha fazla hayranlık duyacaksınız.
Babamın BavuluOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20193,367 okunma
10/10
·404 syf.·
2021 31. kitabı
Sıdıka Avar gerçek bir savaşçı. İnsanı eğitme ve yetiştirme cephesinde, kararlı, inançlı ve biraz da yalnız ama zorluk nedir, mücadele nasıl yapılır bize gösteren bir milli kahraman. Öğretmen olarak atandığı okulda kendisinden isteneni, sadece söyleneni yapsaydı biz bugün Sıdıka Avar kim bilemeyecektik. O teslim olmadı, yılmadı. Asla vazgeçmedi. Sıdıka Avar iyi ki anılarını yazmış. Kendisi gibi fedakar, her şeyini öğrencilerine adamış öğretmenlerimizin değerini daha iyi takdir etmemize, onları şükranla anmamıza vesile oldu. Başta öğretmenlerimiz olmak üzere herkes bence bu anıları okumalı. Doğu Anadolu’nun sert, vahşi ve acımasız coğrafyasından asla şikayet etmeden nerdeyse imkansızı başardığını kendi kaleminden görüp hayran olmamak imkansız. Sıdıka Hoca gibi değerlerimizin olduğunu, verdiği eğitim ve kurduğu sistemi anlatması için Amerika’ya davet edildiğini anlıyoruz ve gurur duyuyoruz. Kitap için son yorumum şu olacak: anlatılmaz yaşanır. Sıdıka hocanın gözünden tarih, coğrafya sosyoloji psikoloji öğrenmek isteyenler lütfen bu kitabı okusun ve sevdiklerine hediye etsin.
Dağ ÇiçeklerimSıdıka Avar · Berikan Yayınevi · 2011147 okunma
8/10
·536 syf.·
2021 30. kitabı
Tolstoy’un Rusya’da okur-yazar oranını artırmak için büyük çaba gösterdiğini, özellikle alfabe çalışmasına büyük emek harcadığını bu eserden öğreniyoruz. Bunun için Avrupa ülkelerindeki eğitim sistemlerini incelemek üzere Avrupa turuna çıkmıştır. Tolstoy’un sadece edebiyat dünyasında değil, Rus eğitim hayatına da büyük katkıları olmuştur. Bir yazar, aydın, bir edebiyatçı aynı zamanda toplumun sorunlarına ilgi gösterip bunları kendine dert edinen, tek başına da olsa bunları çözmek için mücadele eden kişidir. Bu biyografiden, Tolstoy sadece Tolstoy sadece Tolstoy’dan ibaret olmadığını, O’nu büyük yazar yapan kişinin, yani en büyük yardımcısının eşi olduğunu anlıyoruz. Meşhur atasözümüz doğrulanmış oluyor: “her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.” Gerçekten de Tolstoy zor bir eş ve koca olmuş çoğu zaman: kaprisli, geçimsiz sorumsuz denebilecek derecede. Eşi Sofia her şeye katlanmış. 13 çocuk doğurmuş. hayatta kalan 8’ini büyütmüş. Tolstoy un yazdıklarını, taslaklarını temize çekmiş.. sürpriz misafirlerine katlanmış...Özetle bu kitabı okuyunca siz de Sofia’ya hem acıyacak, hem derin bir hayranlık duyacaksınız. ( gerçi en sonunda Tolstoy eşine kızarak evden ayrılıp bir daha dönmüyor ama:) Bu biyografik eserin bana öğrettiği şu oldu son olarak: Büyük yazarların hayatları hep zorluklar, çileler, mücadeleler, inişler ve çıkışlar içinde geçiyor. Rahat edeyim kazandığım kazandığımı çatır çatır yiyeyim dünyanın zevklerinin tadını çıkarayım diye düşünmemişler. Bu eserle ilgili bir de eleştirim olacak: yazar Rosamund Bartlett Tolstoy’un özelikle son dönemi ile ilgili bir takım arayışlarını, hatta yazdıklarını sansürlemiş gibi.
TolstoyRosamund Bartlett · Everest Yayınları · 2017146 okunma