the son

the son
Kamu sektörü
Doktora öğrencisi
Ankara
73 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
10/10
·320 syf.·
2021 47. kitabı
Baki Hoca İşte Hayatım kitabında bize neler anlatıyor ne mesajlar veriyor, kısaca anlatmak isterim. -Zorluklar sizi yıldırmasın, üstesinden geldiğiniz her zorluk sizi güçlendirilir. -planladığınız, istediğiniz şeyler, fırsatlar çeşitli sebeplerle gerçekleşmeyebilir, üzülmeyin, başka yollar ve kapılar açılacaktır. -gerek sosyal gerek iş hayatınızda faydalı olmuş size fedakarca destek olmuş arkadaşlarınızı, hocalarınızı mutlaka saygı ve minnetle anın. Bir teşekkür mektubunu çok görmeyin mesela. -Bir insan bir akademisyen kolay yetişmiyor. Değerini bilin hürmet edin. Bunlar gibi bir çok hayat dersi var kitapta. Şunu da ilave etmek isterim. Baki hocamız bu kitabında yaşadığımız toplumun, insanımızın gerçekçi bir resmini çiziyor. Bence bunlar da önemli ve anlatılması söylenmesi gereken gerçekler. Fırsatçılık, kıskançlık, nankörlük... hepsi somut örnekleri ile eserde anlatılmış. Kendi hayatı ibretlerlik olaylarla dolu dünya çapında gurur duyacağımız bir hoca nasıl yetişir hikayesi bu kitapta. Benim kendisine saygım daha da arttı. Çalışkanlığına, mücadele azmine, sabrına hayran kaldım. Prof dr Baki Kuru markası nasıl oluşmuş; adım adım olay olay bu kitapta. Sonuç olarak okuyalım ve okutturalım derim fazla detay ( spoiler) vermeden.
İşte HayatımBaki Kuru · Alfa Yayınları · 202138 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·279 syf.·
2021 46. kitabı
Yazar Dilaver Aygen bu kitabı daha önce Facebook ta yayınladığı anılarını toparlayarak oluşturulmuş. Çankırı nın Kurşunlu ilçesi Sarıalan köyünde 1944 te doğan yazar, kendi hayat hikayesini anlatırken, diğer yandan da bize karşılaştığı zorluklar ve tecrübeleri üzerinden toplumumuzun yapısını, yakın tarihimizi de anlatıyor. Dilaver Aygen sadece Çankırı lıların değil tüm ülkenin gurur duyacağı bir öğretmen, bir hakim bir avukat. Aynı zamanda şair yönü de var. Kitapta yer yer kendi şiirlerine yer vermiş. Bir insanın hayatı aynı zamanda bir dönemin de hikayesi oluyor. Kendisinin çocukluk gençlik yıllarını geçirdiği 50’ leri, 60’ları 70’ lerdeki ülkemizin içinde bulunduğu şartları; yoksulluğu, yoklukları hatırlıyoruz. O şartlarda her şeye rağmen kendini yetiştirmiş Sayın Dilaver Aygen gibi şahsiyetlere saygımız artıyor. Daha 19 yaşında bir köy okulunda 250 civarında öğrenciden sorumlu bir öğretmen olarak erken yaşta üstlendiği böylesi büyük sorumluğun hakkını verdiğini görüp şaşırıyoruz. Sadece hukukçular değil emeğin ve sabrın değerini takdir etmek isteyen herkes okuyup ibret almalı. Kitabında karşılaştığı adaletsizliklere de yer vermiş. Buraya kısa bir alıntı yapmak isterim. “Bize kura ile tayin yapılacağını söylemişlerdi. Ben kura çekiminde bulunamadım. Bu ne biçim kura ise lise müdürü, müdür muavini, maarif memuru, jandarma komutanının ve öğretmenlerin çocuk ve akrabalarının tayinleri Çankırı ilçe merkezlerine çıkmış, sadece benimki Kurşunlu’ nun Ovaçardağı köyüne çıkmıştı. Yani bana köyden geldin, köye dön demek istemişlerdi. Bir bakıma bu durum benim lehime oldu. İlçe merkezinde öğretmenlik yapmanın rahatlığına kapılarak üniversiteye ( hukuk fakültesi ) gitmeyebilirdim.” Kıssadan hisse; başına gelen haksızlık olarak isyan ettiğin bir olay senin için yeni kapılar yeni
Bir Ağır Ceza Reisinin AnılarıDilaver Aygen · Dorlion Yayınevi · 201911 okunma
10/10
·320 syf.·
2021 45. kitabı
Oya Baydar’ın “80 Yaş Zor Zaman Günlükleri” kitabı, bizi geçen yıl nerdeyse tam bu günlere götürüyor. Yazar, corona salgını yüzünden erkenden (22 Mart) sığındığı Marmara Adasındaki yazlığında geçirdiği günleri anlatıyor. Günlüklerden ilk olarak 2020 nin ülke ve dünya gündemini; siyaset, covid -19, çevre felaketleri vb gündemini tekrar okuyup hatırlayınca ‘vay be ne zor bir yıl geçirmişiz’ diye düşündüm. Bu kitap bizi nerdeyse unutmaya başladığımız yakın geçmişte yaşadıklarımızı tekrar hatırlatıyor. Yazar yaşadıklarını anlatırken 80 yaşın kendine hissettirdiği duyguları bizlerle paylaşıyor, umudu, umutsuzluğu, hayal kırıklıklarını, dostluklarını.. anlatıyor oldukça samimi bir havada. Anılar elbette doğal samimi akıcı bir dille anlatılır ama Oya Hanımın kalemindeki samimiyet, kendini acımasızca eleştirebilmesi, yaşıyla yüzleşme cesaretine hayran kaldım. Oya hanım ın beyaz kedisini yakından tanımak ve kedinin yakaladığı fare ve kuşlara merhameti de beni etkiledi. Bu kitapta yazarın, 80 yaşın hissettirdiği duyguları, kendi iç dünyasını, geçmişini, sorgulamasını okuyoruz. Bizi zamanda yolculuğa çıkarıyor 80 yaşlarına geldiğinizde böyle hissedeceksiniz diyor. Yazar günlüklerinde ‘niçin yazarız’ konusu üzerinde duruyor. Bunun çeşitli cevaplarını vermiş; kendini rahatlamış, tamamlanmış hissetmek, kendisiyle konuşmak, yüzleşmek, hatta yaşamak için yazmak. Aslında tam olarak söylemediği şey şu: bizim için yazıyor: 80 yıllık ömrüne sığdırdığı acı- tatlı hatıralarını, gözlemlerini, tecrübelerini, yaşamın anlamını, anlamsızlığını, dünü, bugünü yarını kendi gözünden anlatıyor. Biz okurlara düşen de alıp okumak. Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Oya Baydar
80 Yaş Zor Zamanlar GünlükleriOya Baydar · Can Yayınları · 202181 okunma
10/10
·163 syf.·
2021 42. kitabı
Kürk Mantolu Madonna’nın sadece bu platformdaki incelemeleri bile yeni bir kitap hacmini oluşturuyor neredeyse. Alıntı yapılmayan sayfası da yok gibi. Yazarın ve eserinin etkisi ve büyüklüğünü anlatmaya yeter. Romanın beni en çok etkileyen yönünden bahsetmek isterim. Bizler her gün otobüste, dolmuşta, işyerinde, gezinirken oturduğumuz bankta yanıbaşımızda parkta tesadüfen yan yana oturduğumuz yüzlerce Raif Efendi ile karşılaşıyoruz. Onların kıyafetleri, konuşma tarzları, yaşları kültür seviyeleri farklı farklı olabilir. Ne olursa olsun çevremizde her gün bir şekilde temas ettiğimiz bu insanların içlerinde saygı duyulacak bir dert, bir acı bir aşk bir ızdırap vardır elbet. Romanı bitirince uzun uzun önyargılarımız üzerine düşündüm. İnsanları dış görünüşüne memleketine, varsa ideolojisine vb göre aceleyle değerlendirir ona göre davranır, hatta bunu hissettirmekten çekinmeyiz. Sabahattin Ali nin Kürk Mantolu Madonnası bana bunu öğretti: herkesi Hızır bil derler ya, işte öyle.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,7bin okunma
8/10
·200 syf.·
2021 41. kitabı
Oldukça büyük emek ve araştırma gerektiren Sunay Akın’ın “Onlar hep oradaydı” adlı kitabı sayesinde, daha önce duymadığım ilginç bilgiler edindim: -Bikiniye niçin bikini denilmiştir? -Bikini ile atom bombası arasında ortak bir yön olabilir mi -1934 yılında 157 yaşında vefat eden Zaro Ağa’nın bu kadar uzun yaşamasının sırrı neydi? -Kuzey Amerika’ya Avrupa’dan göçmen taşıyan ilk gemi olan “Mayflower” da kaç yolcu vardı ve bu gemi Atlas Okyanusu’nu kaç günde geçti? -İstanbul’da “Caddebostan” ismiyle bildiğimiz muhitin orjinal adı neydi? -Osmanlı hanedanına mensup kadınların da memleketten çıkarılmasının arkadında yatan olay neydi. Nasıl böyle bir karara varıldı? ( Bu bilgi beni şok etti resmen, “düşene bir daha vurmak” diye bir şey eskiden varmış demek ki!) Kitap esasen “Kızılderili lerin, Meluncanların atalarının Türkler olduğu, aynı kökten geldiği) şehir efsanesini yıkıyor. Ben ikna oldum en azından:) İstanbul-Ankara otoyolunda Kocaeli nde Gültepe Tüneli ile Korutepe Tüneli arasında “Prof. Dr Mustafa İnan Viyadüğü” var. Mustafa İnan’ın dramatik hikayesi bu kitapta. Ayrıca şunu da ilave etmek isterim. “Harita niçin sadece bir harita değildir” sorusuna anlamlı ve ibretlik açıklamalar için bu kitaba bakınız. “Onlar hep ordaydı” çeşitli anekdotlar üzerinden bizleri; ırkçılık, çevre, barış gibi kavram ve değerler üzerinde düşünmeye davet ediyor. Son olarak naçizane bir eleştirim olacak:Yazılan her kitap içeriği ne olursa olsun saygıyı hak ediyor bu ayrı, ama kitapta (aynı başlık altında) verilen bilgiler anekdot lar vb arasında bazen bağlantı kurmakta zorlandım. Benim izlenimim bu en azından. Sunay Akın
Onlar Hep OradaydıSunay Akın · Çınar Yayınları · 20021,374 okunma