Yazar Dilaver Aygen bu kitabı daha önce Facebook ta yayınladığı anılarını toparlayarak oluşturulmuş. Çankırı nın Kurşunlu ilçesi Sarıalan köyünde 1944 te doğan yazar, kendi hayat hikayesini anlatırken, diğer yandan da bize karşılaştığı zorluklar ve tecrübeleri üzerinden toplumumuzun yapısını, yakın tarihimizi de anlatıyor.
Dilaver Aygen sadece Çankırı lıların değil tüm ülkenin gurur duyacağı bir öğretmen, bir hakim bir avukat.
Aynı zamanda şair yönü de var. Kitapta yer yer kendi şiirlerine yer vermiş.
Bir insanın hayatı aynı zamanda bir dönemin de hikayesi oluyor. Kendisinin çocukluk gençlik yıllarını geçirdiği 50’ leri, 60’ları 70’ lerdeki ülkemizin içinde bulunduğu şartları; yoksulluğu, yoklukları hatırlıyoruz. O şartlarda her şeye rağmen kendini yetiştirmiş Sayın Dilaver Aygen gibi şahsiyetlere saygımız artıyor.
Daha 19 yaşında bir köy okulunda 250 civarında öğrenciden sorumlu bir öğretmen olarak erken yaşta üstlendiği böylesi büyük sorumluğun hakkını verdiğini görüp şaşırıyoruz.
Sadece hukukçular değil emeğin ve sabrın değerini takdir etmek isteyen herkes okuyup ibret almalı.
Kitabında karşılaştığı adaletsizliklere de yer vermiş. Buraya kısa bir alıntı yapmak isterim. “Bize kura ile tayin yapılacağını söylemişlerdi. Ben kura çekiminde bulunamadım. Bu ne biçim kura ise lise müdürü, müdür muavini, maarif memuru, jandarma komutanının ve öğretmenlerin çocuk ve akrabalarının tayinleri Çankırı ilçe merkezlerine çıkmış, sadece benimki Kurşunlu’ nun Ovaçardağı köyüne çıkmıştı. Yani bana köyden geldin, köye dön demek istemişlerdi. Bir bakıma bu durum benim lehime oldu. İlçe merkezinde öğretmenlik yapmanın rahatlığına kapılarak üniversiteye ( hukuk fakültesi ) gitmeyebilirdim.” Kıssadan hisse; başına gelen haksızlık olarak isyan ettiğin bir olay senin için yeni kapılar yeni