BayanS

BayanS
@SuRe32
Acemi Okuyucu
Lisans
Kayseri
3 Mart 1993
27 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kalbime Uğrayıp Geçen Bir Misafir Gibi
Uzun zamandır sessizdi kalbim. Ne bir kıpırtı, ne bir ses… Derken ansızın biri çıktı karşıma. Ne tanıdığım biriydi ne de hakkında bir şey bildiğim. Ama öyle bir duruşu, öyle bir hali vardı ki, sanki içimde unutulmuş bir kapıyı araladı. Tanımadan sevdim demem belki fazladan cesur olur; ama tanımadan etkilendim, evet. Kelimeler kurulamadı aramızda, cümleler yolunu bulamadı. Birkaç ortak ortam, birkaç karşılaşma… Ama ben, içimde büyüyen sessiz bir duyguyla baş başa kaldım. Bu duyguyu paylaşmaya niyet ettiğimdeyse karşıma “olmaz” diyen sesler çıktı. Sanki benim içimdeki tüm o karmaşık, naif hisler tek bir cümleyle hiçe sayılabilirdi. Alaylara karıştı adım, gülüşlere fon oldu duygularım. Kendimi anlatmaktan vazgeçtim. Ve şimdi, veda zamanı geldi. Ona yalnızca “hayırlı yolculuklar” dedim. Gerisini içimde sakladım. Ne sosyal medyada bir iz arayacağım, ne de gelecekte bir ihtimalin peşine düşeceğim. Bazen bir duygu, sadece yaşanmak için gelir; bir yol açmak için değil. Ama ben biliyorum artık. Kalbim hâlâ çalabiliyor. Hâlâ bir bakışta titreyebiliyor içim. Bu karşılıksız bir his olabilir, evet. Ama asla boş değil. Çünkü bu his, bana canlı olduğumu, hâlâ sevebildiğimi, hâlâ içimde kıymetli bir yerin kaldığını hatırlattı. Bazı insanlar uğrar kalbe, yerleşmeden geçip gider. Ama ardında bir iz bırakır. Ve ben o izi, incinmeden ama unutulmadan saklamayı seçiyorum.
Kim Olduğuma Dair
Bazen aynaya baktığımda yüzüme değil, geçmişime bakıyorum. Nereden geldim, kim oldum ve kim olmak istiyorum? Bu sorular bazen sessizce aklıma düşüyor, bazen de bağırarak… Ben, başkalarının beni
"Beklemediğim Bir Anda"
Uzun zamandır kalbim sessizdi. Ne bir kıpırtı, ne bir heyecan... Günler birbirini kovalamış, hisler derin bir uykuda kalmıştı sanki. Kendimi öyle alıştırmıştım ki hiçbir şeyin beni artık etkileyemeyeceğine, duyguların kıyısında bile durmuyordum. Derken… hiç beklemediğim bir anda, bir akşamın sıradan sıcaklığında, kalbim hafifçe çarptı. Bir bakış, bir duruş, belki de sadece o anın kendisi... Güzeldi. Kısa sürdü ama güzeldi. Kendime bile itiraf edemediğim bir heyecan doldu içime. Sanki yıllar sonra biri içimde kapalı kalmış bir kapıyı usulca araladı. Konuşmadık. Adını bilmiyorum, sesi kulağımda değil. Ama o anın bana hissettirdiği şey unutulmaz. Belki bir şey olurdu, belki de sadece o geceye ait bir küçük mucizeydi. Şimdi düşündüğümde, evet… bir adım atabilirdim. Ama en çok da şunu hissediyorum: Kalbim hâlâ hissedebiliyor. O küçücük anda bile, içimde bir şeyler hareket etti. Demek ki hâlâ orada bir yerlerde umut var. Ve belki… bir gün, bir yerde, yine karşılaşırız. Veya biri gelir, o kapıyı biraz daha aralar. Ama ben artık biliyorum—hissetmek hâlâ mümkün.
“Kalbimle Tamamım” Bir kadın... kendi sessizliğinde güçlü, kendi yalnızlığında dingin. Sağ yanında bir kedi—sol yanında bir köpek sırtında beyaz bir kalp taşıyor, tıpkı kadının içinde taşıdığı gibi. İkisi de birbirini tamamlamaya değil, birbirinin yanında var olmaya gelmiş. Ne eksik, ne fazla... Sadece varlıklarıyla güzel, sadece kendilikleriyle tamlar. Bazen insan, en derin huzuru bir başkasında değil, kendi gölgesinde bulur. Ve kalbiyle kurduğu bağ, dünyadaki en kıymetli bağ olur.
İçimdeki Yolculuk – Denge Meditasyonu
Ben, içimde iki ses taşıyorum. Biri diyor ki: “Kendini keşfet.