Halka söylemekten utanacağın bir işi yapmaktan nasıl utanmazsın? Sen herkesten alçak mısın ki yaptığın bir işi ötekinin berikinin bilmesinden utanmak gereksin de yalnız sen bildiğin için utanmayasın.
İnsan bir garip hayvandır, her şeye alışır, her alışmadığı şeyden korkar. Hatta bazen o kadar korkar ki, ölümü örneğin dünyada en çok fanilikle bilinen ikbalden ayrılmaya bile tercih eder. ( Kuvvetle olasıdır, ölüm korkusunun bütün insanlığı kapsaması da ölümün bir kişiye bir kez gelmesi bakımından alışkanlığa olanak vermemesindedir.)
Kendi hâlâ aradığını bulmak ve ondan sonra İstanbul’a inmek hülyasındayken ufuktan Çamlıca üzerine bir karanlık çökmeye başlamıştı. Bir karanlık ki, her insan için ömründen zaman geçtikçe ortaya çıkması doğal olan kuşku perdesi gibi ağır ağır gelir fakat dakikadan dakikaya yaklaşırdı.
Hicrile çifte nehr-i revân oldu gözlerim
O nihâli hayli zaman oldu gözlerim
(Ayrılık acısıyla gözlerim akan iki ırmak oldu / Nice zamandır o fidan boylu sevgiliyi beklemekteyim)