''En son görülüğü yer benim yanım. Üstelik tartışıyorduk, okuldaydık. Bu sebeple Baran'ın kaybından dolayı beni suçlayanlar oldu.''
''Neydi tartışma sebebiniz?''
''Dergi... Biz yıllardır ismi MÜREKKEP olan bir okul dergisi çıkarıyoruz. Fakat kısa bir zaman sonra mevzun olacağımız için dergiyi birilerine devretmemiz gerekiyor. Burada bir kararsızlık yaşadık. Mesele bundan ibaretti aslında.''
''Peki derginin konusu neydi?''
''Aslında... Yanımda var''
''Ah, var mı? Harika''
''Son 3 sayı... Aslında ben de açıp inceledim, yalnızca bunları değil, tüm sayıları. Ama Baran'ın kaybolması ile ilgili bir şey bulamadım.''
...
Onun kalbinin çürüklerini neden önemsiyordum? Onun kalbinin çürüklerinin iyileşeceğine neden inanıyordum? Birine inanmak demek, kör gözlerle o kişiye ellerini uzatmak demekti. İnanç kırılması ellerin kırılmasıydı.