Bir kadın konuşarak, bize acıdan söz et, dedi. O da dedi ki: Acınız idrakinizi saran kabuğun kırılmasıdır.
Nasıl meyvenin çekirdeği kırılmak zorundaysa, canevinin güneşin altında durması için, siz de acıyı tanımak zorundasınız.
Acılarımızın çoğu kendi seçiminizdir. Acı, içinizdeki hekimin hasta nefsinizi sağaltmakta kullandığı acı iksirdir
Onun için hekime güvenin, ilacını sessizlik ve dinginlikle için: Çünkü eli ağır ve sert olsa da, Görünmeyen'in müşfik eliyle yönlendirilir. Uzattığı çanak dudaklarınızı yaksa da, Çömlekçi'nin Kendi kutsal gözyaşlarıyla ıslattığı kilden yapılmıştır.
Birlikte durun ama birbirinize çok da yakın olmayın:
Unutmayın, bir tapınağın sütunları birbirinden ayrı durur;
Meşe ağacı ile selvi de birbirlerinin gölgesinde yetişmez.