demek istediğim şu ki , sorunlar ancak sanki geniş ve çoğul bir ulusmuşuz gibi dünya ölçeğinde ele alınmaları koşuluyla çözülebilecekken , siyasal, hukuksal ve düşünsel yapılarımız özel çıkarlarımıza - devletimizin, seçmenlerimizin, işletmelerimizin, maliyelerimizin çıkarlarına- göre düşünmeyi hareket etmeye yönlendiriyor bizi.
Yeryüzündeki hiçbir halk kölelik ,despotluk ,zorbalık,cahillik,karanlıkçılık için ya da kadınların köle olması için yaratılmamıştır. Bu temel gerçeklik ne zaman yadsınsa , insanlığa ihanet edilmiş olur, kendine ihanet edilmiş olur.