Kitap tek kelimeyle harikaydı. Bir solukta okudum. Çoğu yerinde göz yaşlarımı tutamadım. Özellikle yaşanmış bir hikaye olması beni daha da derinden etkiledi. Yazarımızın dediği gibi "Yok yok, bu kadar da olmaz!" diyip durdum sayfalar ilerledikçe.
Deniz ve Merve iki kız kardeş. Gaddar bir babanın elinde, anneleri olmadan, okula eğitim için gönderilmeyen, kendi düşüncelerini söyleyecekleri zaman ise öldürülesiye dövülen iki kız kardeş. Yaşları gelince Ali Ağa kızlarından en güzeli olan Deniz' i evlendirmek istiyor. Hızlı bir şekilde düğün kuruluyor ama cesur kızımız Deniz ilk defa babasını hiçe sayarak kendi kararını vermek istiyor, veriyor da... Bazen verdiğimiz kararların ne gibi bir sonuç ortaya çıkaracağını bilmeden, belkide sadece o kötü andan kurtulabilmek için veriyoruz. Deniz' de yaşayacaklarını bilmeden veriyor ve asıl hikayesi o zaman başlıyor. Arkasında bıraktığı ablası Merve peki? Ona ne oldu? O neler yaşadı?
Merve hakkında tek bir şey diyebilirim ki o da; fedakar bir insan olması.
Devamını anlatıp çok fazla detay vermek istemiyorum, okudukça sizlerinde şaşırıp, "Bu kadarı da olamaz." demenizi istiyorum.
Şununla noktalayayım cümlelerimi;
"Engel sadece zihnin içindeki bir düşünceden ibarettir ve insan isterse imkansızın ötesine geçebilir."
Ethem Emin Nemutlu